İnsan ve Doğadaki Yeri – İnsanın İç Dünyası

İnsan ve Doğadaki Yeri – İnsanın İç Dünyası

İnsan ve Doğadaki Yeri – İnsanın İç Dünyası

Milyonlarca galaksi, katrilyonlarca yıldız arasında yalnız olmayı seçen, ayetleri ALLAH’ın bütün evreni kendisi için yarattığına yoran ve geriye kalan canlı ve cansız ne varsa buyruğunda gören canlıdır insan.

Evrenin Bir İşleyişi Var

Oysaki dünyanın ve evrenin bir işleyişi vardır. Gözle görülemeyen bir tek hücreliden tutun da gökyüzünde uçan kuşa kadar tüm yaratılmışların doğanın denge ve düzeninde bir yeri vardır. İşte insan da bu düzende küçük bir rol verilmiş canlıdan başka bir şey değil.

Dönüp çevrenize bir baktığınızda doğanın mükemmel döngüsünü bozmaya gayret eden tek varlığın insan olduğunu görmeniz pek de zor olmaz. Tüm canlılar doğal döngü içerisinde kendilerine biçilen görevin farkındadır ve içgüdüsel bir şekilde üreyip çoğalmak için gayret ederler. Bir tırtıl soyunun devamlılığı için kozaya girip kelebek olarak çıktıktan çok kısa bir süre sonra öleceğini bilerek soyunu devam ettirmek için can havliyle yumurtalarını bırakmaya gayret ederken insanoğlu kendi soyunu bitirmenin yollarını aramaktadır.

Benciliz

İnsan, Allah’ın kudretini hiçe sayıp sonsuz evrende yalnızca kendisini yarattığına inanacak kadar da bencildir. Tüm ilahi sözleri buna yorar. Gördüğü her yerde öldürmek için can attığı arıların soyu tükense dünyadaki varlığının ne denli kısa süreceğini bilse de küstahlığı ve kibri onu bu eyleme tekrar ve tekrar yöneltir. Belki yalnız olduğu düşüncesinde de haklıdır. Gerçekten de ayetleri doğru yorumluyor, kesin ve doğru hükme varıyordur. Eğer böyleyse insanoğlunun ahirette bu vefasızlığının hesabını Allah’a nasıl vereceğini bir değil bin kez düşünmesi lazım. Çünkü o gün keşke tüm evren bir tek bizim için yaratılmasıydı, diyecek.

Yorum yapın