ALLAH (cc)

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
574
Tepkime puanı
478
ALLAH


ALLAH

İnsanoğlu her zaman kendisini yoktan var eden ve dünyada sayısız nimetler bahşeden yüce yaratıcımız olan Allah hakkında her zaman merak etmiştir.

Allah’ın yüce isim ve niteliklerini tanımak ilimsel, bireysel ya da toplumsal etkilerinin ötesinde insanın mutluluğu için çok değerli olmaktadır. Her zaman dünyada oluş sebebi hakkında merak edilenleri sadece Allah’ı tanıyarak öğrenebiliriz.

Allah Hakkında Her Şey

Allah
ayetleriyle, sıfatlarıyla ve eserleriyle bütün varlık alemini kuşatmasına rağmen insanlar O’nun mahiyeti ve zatı hakkında her zaman bir araştırma içinde olmuşlardır. Rabbimiz tektir, eşi ve benzeri yoktur. Allah kesinlikle doğmamış ve doğrulmamıştır. O hiçbir varlığa muhtaç olmadığı gibi tüm varlıklar O’na muhtaçtır. Hatta Allah zatında, sıfatlarında ve fiillerinde yaratmış olduğu varlıklara asla benzemez. Herkesin her geçen gün yapmış olduğu araştırmalar karşısında daha fazla hayran olduğu Allah kullarına karşı her zaman çok daha merhametli ve çok daha fazla şefkatli olmaktadır.

Kullarının tüm hatalarına rağmen her zaman affedici ve onların tövbelerini kabul edendir. Tüm evrende olup biten her şey onun istemesi ile olur ve O’nun izni olmadan ağaçta bulunan yaprak bile kıpırdamaz. Yerde ve göklerde bulunan ne varsa her şeyin sahibi sadece Allah’tır. Kısacası Allah’ın gücü her şeye yeter, gören, gözeten, işiten, duyan, seven ve acıyan O’dur.

Allah’a İman Etmek

Allah’a iman etmek
hakkında insanlar her zaman bir araştırma ve bilinmeyenler içinde kalabiliyor. Allah’ın varlığına, birliğine, eşi, benzeri, ortağı ve hiçbir dengi olmadığını bilerek tasdik etmek Allah’a iman etmenin yolundan geçmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda yaşamak ve bütün unsurları ile Allah’a iman mümin olmanın ilk şartı olmaktadır. İman esasının kaynağı bütün peygamberlerin ve sevgili Peygamberimizin ortak çağrısı insanların İslam konusunda davet edildikleri ilk esas, insanların yapabileceği işlerin en hayırlısı olmaktadır. Bunların yanı sıra Allah’a iman insanı yoktan var eden ve insanlığa sayısız nimetleri sunan Yüce Yaratıcımızın üzerinde bulunan hakkıdır.

Allah Sevgisi

Sevgi çok fazla çeşitliliği bulunan çok özel duygulardan biridir. Ancak Allah sevgisi hiçbir sevgiye benzemez ve her şeyden daha değerli olan en özel duygudur. Genel olarak herkes annesi ve babasını çok sever. Çünkü onlardan her zaman ilgi ve sevgi görmenin yanı sıra şefkati merhamet kanatları üzerinde büyürüz. Bizlerin büyümesinde ve hayata daha hazır hale gelmede büyük gayret ve fedakarlık gösterip hiçbir zaman sorumluluklarından kaçmazlar.

Onları sevmek hem kendi içimizden gelir hem de bunu bir görev gibi benimseriz. Ancak asıl sevgi olan Allah sevgisi hiçbir şeye benzemez ve bu sevgi her şeyim en üstünde gelmektedir. Bizi yaratan, akıl veren, her türlü nimetler içinde yaşamamızı sağlayan Allah her zaman en büyük sevgiyi görmeye layık olandır. Allah’ı sevmek aslında O’nu bilmeye ve tanımaya dayalıdır. Herkes her zaman Allah’ı seviyoruz derler, ama sadece seviyorum demek yeterli olmaz. O’nun yasak ve emirlerine uymak gerekmektedir.

En önemlisi göndermiş olduğu ve İslam’ı tanımamıza, sevmemize yardımcı olarak görevlendirilen son peygamber Hz. Muhammed’e uymaktır. O’nun izinden gitmek ve göstermiş olduğu yolda en güzel ahlakı ile ahlaklanmaktır. Günümüze kadar pek çok bilim adamı ve İslam alimleri Allah hakkında çok sayıda araştırmalar yapmış olup hepsinde aynı yola çıkılmıştır. Allah’ın varlığına inanma tarihi insanın var oluş tarihi ile aynıdır. Farklı görüşlerde insanlar kendi görüşlerini kanıtlamaya çalışsalar da her kapı ve tüm yollar Allah’ın insanların yaratıcısı ve tek olduğuna çıkmaktadır.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/allah-cc.356/
 


Katılım
11 Haz 2020
Mesajlar
71
Tepkime puanı
81
Allah'ı sevdiğini iddia eden bir insanın ibadetlerini yerine getirmesi ve güzel ahlaklı olması gerekir. İnsan kimsenin görmediği yerde de Allah'ın gördüğünü unutmamalı, kalabalıkta yapmadığı şeyleri yalnızken tenhada da yapmaamalıdır. İnsanların içinde yavaş yavaş, özenli bir şekilde namaz kılarken tek başına kalınca bir an önce bitirip kurtulmak ister gibi hızlı hızlı ve özensiz kılmamalıdır. İbadetlerinde ve tüm işlerinde Allah'ın rızasını gözetmeli, ihlas sahibi olmalıdır. Mesela uyurken yarın sabah namazına kalkacağını ve tüm gün boyunca hayırlı işler yapacağını düşünmeli, her gün işe giderken de 'kazandığım parayla çoluk çocuğuma helal yedireceğim, dinimize hizmet edeceğim' gibi şeyler düşünerek iyi niyetle yola çıkmalıdır. İnsan dünya işlerini de bu şekilde ihlasla, Allah rızası için yaparsa bu dünya işlerinden de sevap kazanacağı bildirilmiştir. Ancak bu, kötü işler için geçerli değildir. Bir adamın 'ona dini anlatacağım' gerekçesiyle yabancı kadınlarla samimi olması dinimize aykırıdır.
Açık bir kadın da sokakta kitap dağıtarak dinimize hizmet etmiş olmamaktadır. Ya da 'Allah rızası için' diye sosyal medyada kaynağına bakmadan dini paylaşımlar yapmak hem onu yapana hem de herkese zarar verir. Allah'ın rızasını kazanmak, Allah'ın rahmetinden ümitli olmak ve Allah'tan korkmak gibi kavramların anlamını iyi bilmek gerekir.
Hristiyanlar, Yahudiler de Allah'a inandığını söyler, ama kendi kafalarındaki bir hayale inanırlar.
Allah'a iman doğru olmazsa, insan diğer iman esaslarına da doğru inanmış olamaz.
 
Katılım
22 Eyl 2020
Mesajlar
10
Tepkime puanı
3
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Sevgi, gönlün zevk aldığı şeye meyletmesi demektir. Bu meylin kuvvetlisine aşk denir.
Kâinatta bulunan her şey Allah'ın eseridir. Halk, her şeyi Allah yarattığı için Onu sever. Fakat âlimler, basiret sahipleri, Allahü teâlânın eserindeki, sanatındaki inceliklere, harikalara vakıf olduğundan, halktan daha çok sever. Mesela bir doktor, insan vücudundaki harikaları ve akıllara durgunluk veren incelikleri görürse, sevgisi kat kat fazlalaşır. Bu sevgi, Onun eserindeki incelikleri bildiği ölçüde fazlalaşır. Onun için âlimlerin, âriflerin sevgisi fazla olur. Çok bilen çok sever.

Allah'ı zatı için değil de, verdiği nimetleri için sevenin, ihsanındaki değişiklik sebebiyle sevgisi de değişir. Bolluk ve refahtaki sevgisi ile, darlık ve beladaki sevgisi aynı olmaz. Fakat zatı için, sırf her şeyin maliki, Rabbi olduğu için sevenin sevgisi, ihsanın azalıp çoğalması ile değişmez. Zenginlik-fakirlik, hastalık-sağlık onun sevgisini etkilemez. Müslüman, Allah'a olan sevgisi nispetinde, ahirette nimetlere kavuşacaktır.
 
Üst