DUANIN EHEMMİYETİ NEDEN DUA EDİYORUZ?

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
575
Tepkime puanı
478



DUANIN EHEMMİYETİ NEDEN DUA EDİYORUZ?

Dua, lügatte çağırmak, seslenmek ve istemek anlamlarına gelir. Dinimizde ise dua, kulun maddi ve manevi her türlü ihtiyacını rabbinden istemesi anlamına gelmektedir ve müminler her türlü istekleri için Cenab-ı Hakka dua ederler ve etmelidirler.

Dua ile alakalı insanların zihninde birçok soru vardır. Örneğin; hangi hususlar için dua edilmelidir, Allah’tan her şey istenir mi, dua etmek için hangi zamanları kollamak gerekir, her dua kabul olur mu, dua kabul olmuyorsa ne yapmak gerekir ve saire ve saire insanların dua ile ilgili olarak merak ettikleri birçok soru vardır. Bu yazıda dua ile ilgili olarak merak ettiğiniz neredeyse her hususu anlatmaya çalışacağız.

HERŞEY İÇİN DUA EDİLİR Mİ?
İsteklerin alemlerin rabbi olan Allah’a iletilmesi anlamındaki dua için en fazla merak edilen konulardan birisi ve başta geleni her şey için dua edilip edilmeyeceği konusudur. Çünkü kul ihtiyacı için öyle bir makama müracaat etmektedir ki ister istemez kalbine “acaba bu Allah’a arz olunur mu? Diye geçmektedir. Bu konuda müminlerin şunu bilmesi gerekir ki, meşru olan ve Cenab-ı hakkın helal kıldığı en küçük şey bile Cenab-ı Hak’tan istenebilir. Esasen kulun duayı diline çokça alıştırması daha doğrudur. Çünkü peygamber efendimiz bir Hadis-i şerifte “şeker gibi küçük şey bile olsa Allah’tan isteyiniz (dua ediniz)” buyrulmaktadır. Hal böyle olunca kulun sadece büyük istekler için dua etmesi, diğer bir ifade ile sadece altından kalkamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği büyük şeyler için dua etmesi Allah’a muhtaçlığı tam ifade etmediği için böyle zamanlarda yapılan dua duanın kabulünü zorlaştırmaktadır. Bu nedenle kula yakışan aczini her an bilip, sürekli Allah’tan istemeyi bilmesidir ki bu, tabir yerinde ise sadece işi düştüğünde değil sürekli dua etiği bir makama karşı her zaman istemeye hakkı olan birisi durumunda olacağından duasının kabulünü de kolaylaştırır.

NEDEN DUA EDİYORUZ
Duanın kabulü ve dua ile alakalı diğer konulara geçmezden önce hemen neden dua ediyoruz sorusunun cevabını arayalım. Denen dua ettiğimizin öncelikli sebebi Allah öyle emrettiği içindir. Mü’min suaresi 60. Ayette Cenab-ı Hak mealen “Halbuki Rabbiniz: «Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir.» buyurmaktadır. Burada “dua edin anlamını ifade edin kelime arapça olarak emir anlamı ifade ettiği için bir kişinin ömründe en az bir defa dua etmesi üzerine farzdır. Yani ömründe bir kere bile dua etmemiş olan bir kişi bu emri yerine getirmediği için bu farzı terk ettiğinden girdiği günahtan dolayı azap görür. Ayrıca Bakara suresi 186. Ayet-i kerimede “Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim.” Buyrulmuş ve burada da yine kulların dua etmesine ve dua ettikleri takdirde dualarına icabet edileceğine işaret vardır. Bu ayetlerde açıkça görülüyor ki, kullara dua etmeyi emreden ve dua etmenin menfaatine işaret eden bizzat Hazreti Allah’tır. Duanın kaynağı semavi dinlerdir ve bu nedenle duanın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Nitekim yine Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak ilk insan olan Adem A.S.’ın bizzat Allah’ın öğrettiği kelimelerle dua ettiğini anlatmaktadır. Tüm bunlar bize gösteriyor ki, duayı ortaya koyan, onun nasıl yapılacağını ilk insandan itibaren bize öğreten ve duanın gerekliliği ile lüzumuna işaret eden hep yüce rabbimizdir. Bu nedenle de duanın tesiri açıktır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de peygamber efendimizden önceki peygamberlerin yaptıkları dualar ve bu duaların neticelerinden, salih kulların yaptıkları dualardan bahsedilmektedir. Dua ile alakalı hadis-i şeriflere bile geçmeden sadece mevlamızın kitabı olan Kur’an-ı Kerim’e bile baktığımızda neden dua etmemiz gerektiği çok açıktır. Çünkü kul acizdir, her şeyi yoktan var eden ve büyük güç ve kudret sahibi olan mevlamız ise her şeye gücü yeten, dilediğini dilediği gibi işleyen, kullarının duasına icabet eden alemlerin rabbi olan Allah’tır. Hal böyle olunca Cenab-ı hakkın en sevdiği kulları, peygamberleri bile acze düştüklerinde ihtiyaçlarını Cenab-ı haktan isteyerek onun yardım etmesi ile bu sıkıntılarından kurtulduklarına göre bizlerin bu kadar acizken ve ihtiyaç halinde iken dua etmemiz ve ihtiyaçlarımızı yüce mavladan istememiz evleviyetle lazımdır.

NASIL DUA ETMELİDİR, DUA EDERKEN NELERE DİKKAT ETMELİDİR
Öncelikle dua edecek kişinin giydiğinin ve yediğinin helal olması önemlidir. Üzerinde haram bulunan kişinin duası Hazreti Allah’a ulaşmaz. Dua ederken dili bir şeyler isterken kalbinin istediklerinden gafil olmaması gerekir ve yaptığı duanın kabul edileceğine kalpten inanarak dua etmelidir. Kişi dua ettiği halde isteği verilmediğinde “ dua ettim kabul olunmadı” dememelidir. Böylece dua etmekten yana bir usanma olmamalıdır. Çünkü Cenab-ı Hak duaları kabul eder fakat vermeyi dilediği ve kulun hayrına olan zaman tehir eder. Nimet ve bolluk zamanında çok dua etmelidir ki, sıkıntılı zamanlarda duanın kabulü kolay ve hızlı olsun. Ayrıca dua ederken mutlaka dikkat edilmesi gerekenler şunlardır;
Öncelikle kabulünü istediği duaya beş vakit namazdan sonra sürekli olarak devam etmelidir. Çünkü 5 vakit namazdan sonra yapılan dualar ret olunmaz.
Duya başlarken mutlaka “Elhamdülillahi Rabbil Alemin” diyerek Allah’a hamd ederek başlamalıdır.
Hamd ettikten sonra da “vessalatü vesselamü ala seyyidina muahmmedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim” diyerek veya bildiği başka bir salavat ile salavat getirmeli ve duaya bu şekilde başlamalıdır.
İstediğini yedi defaya varıncaya kez tekrar etmelidir.
Duada anne babaya ve bütün Müslümanlara dua etmelidir.
Duasının sonunda mutlaka Salavat-ı şerife ve fatiha okumalıdır.
Duanın kabulünü kolaylaştırmak için duada kendi nefsine zulm ettiğini ve günahkar olduğunu itiraf etmeli ve duada tabir yerinde ise edebiyat yapmaya çalışmadan isteklerini kalbinden geldiği gibi istemelidir. Duada Allah’tan istemek münasip olmayacak şeyleri istemekten geri durmalıdır. Duada sünnete ve dine uymayan şeyler istenmez örneğin “Allah’ım bana cennette bana vereceğin köşk şöyle şöyle olsun” gibi garip isteklerde bulunmamalıdır. Dua ederken esbabına tevessül etmeyeceği şeyleri istemek de doğru değildir.

HANGİ VAKİTLERDE DUA ETMEK DAHA GÜZELDİR?

Dua her zaman ve her saatte yapılır ancak bazı zamanlar vardır ki, bu zamanlarda yapılan duaların kabulü daha kolay olduğundan bu vakitleri bilip bu zamanları kollamak daha doğrudur. Bu zamanlar şunlardır;

Cuma günü, Cuma namazı için okunan birinci ezan vakti, Cuma günü Cuma namazı için okunan ikinci ezan vakti (imam hutbeye çıkmadan hemen önce müezzin tarafından cami içinde okunan ezan), Cuma günü birinci ezanla ikinci ezan arasındaki vakit, Cuma günü güneş batmadan önceki vakit.
Çarşamba günü öğle ile ikindi arasındaki vakit
Her günün zeval vakti, gecenin ikinci yarısı, seher vakti, Cuma gecesi Recep ayının ilk gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleri.
İftar vakti ve kalbin yumuşadığı ve müteessir olduğu vakitler.

Ayrıca şu vakitler de dua etmek için büyük bir fırsattır
Hazreti Allah’ın celal ve azametini düşünürken kalbinin uyanık olduğu an
Hastalık halinde iken
Aile ve vatanından uzakta kendini garip hissettiği zaman
Farz namazlardan sonra
Kuran’ı Kerim-i hatmedince
İhlas suresini okuduktan sonra
Adedi 100 olan Müslümanların arasında iken
Allah yolunca düşman safı ile karşı karşıya gelindiğinde
Yağmur yağarken yapılan dua
Kabe-i şerifi görünce yapılan dua
Kabenin kapısı ile Makam-ı İbrahim arasında yapılan dua
Hacer-i Esved ile Makam-ı İbrahim arasında yapılan dua
Anne ve babasının yüzüne sevgi ile bakarken yapılan dua
Talebenin hocasının yüzüne sevgi ile bakarken yaptığı dua
Kalbinde can-ı gönülden dua etmek arzusu doğduğunda yapılan dua

KİMLERİN DUASI KABUL OLUR
Din kardeşine yapılan dua
Anne ve babanın evladına yaptığı dua
Evladın anne babaya duası
Hocanın talebesine yaptığı dua
Salih zatların duası
Evliyanın duası
Peygamber ve evliya kabirlerinde yapılan dua
Mazlumun duası


Netice olarak “dua ibadetin özüdür” hadis-i şerifi mucebince kul fırsat bulduğu her anda Allah’a dua etmelidir. Çünkü dua kulun rabbini rab olarak kendinin de aciz bir kul olarak gördüğünün hal ile ifadesidir.

Bir kişi eğer haramlardan uzak duruyor ve sağlam bir itikatla amele yapışıyorsa duası mutlaka kabul olur. Bu nedenle öncelikle kişinin bunlara dikkat ederek kendine dua etmesi en tesirli duadır.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/duanin-ehemmiyeti-neden-dua-ediyoruz.6/
 
Son düzenleme:


Katılım
13 Haz 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
3
Dua etmek çok büyük bir ibadettir. Her ibadetin kabulü için olduğu gibi duaların kabulü için de ihlaslı olmak şarttır. Ayrıca yeyip içtiğimiz şeylerin helalden olması ve dilimizle günah işlememek de ettiğimiz duaların kabul edilmesi için çok önemlidir. Kısaca ağzımızdan girenlere ve ağzımızdan çıkanlara dikkat etmek gerekir. Tabii ki insan sadece diliyle değil, hiçbir organıyla günah işlememek için gayret etmelidir. Duaların kabul olduğu vakitleri büyük bir ganimet bilmeli ve değerlendirmelidir.
 
Katılım
14 Haz 2020
Mesajlar
23
Tepkime puanı
17
Hz Allah cc Kuranı keriminde peygamlerinin dualarından ve duanın öneminden bhasederken bizlerin duadan geri kalmamız düşünülemez. Kuranda geçen bir duayıda sizile paylaşayım. "Ey rabbimiz bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri çokça kabul eden, çok merhemetli olan ancak sensin" Bakara Suresi 128,
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
32
Tepkime puanı
28
Dua, kişinin Allah’a yakarması ve O’ndan isteklerde bulunması demektir. Dua, Allah’ın eşsiz büyüklüğü karşısında insanın kendi aczini ve ihtiyacını anlayarak hacetlerini O’na arz etmek ve yardım dilemektir. Dua, Allah ile aramızdaki köprüdür. O' na ulaşmanın yoludur. Kalpten istenen her dua; hakkımızda hayırlısı ise Allah' ın izni ile gerçekleşir. Dua ederken, kişinin unutmaması gereken nokta, ''hayırlı olmasıdır''. Şüphesiz ki O, bizim için en hayırlı olanı bilir. Bu yüzden, dua ederken Allah' a kalbimizi sonuna kadar açıp ondan hayırlısını istemeliyiz.

Rabbim hakkımızda hayırlı olan her duayı kabul eylesin.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
34
Tepkime puanı
18
Evvela, “Dua bir sırr-ı azîm-i ubudiyettir. Belki ubudiyetin ruhu hükmündedir.” Yani dua ibadettir, insan ise ibadet etmek için yaratılmıştır.


İkincisi, bir çok ayet ve hadis duayı emrettiği için dua ediyoruz.


"Eğer duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?" (Furkan, 25/77) ayetinde olduğu gibi.


Üçüncüsü,


قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَاۤؤُكُمْ “Yani, "Eğer duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?" Âyetin sırrıyla, insanın hikmet-i hilkati ve sebeb-i kıymeti olan samimî dua ve niyaz...”(1)


Yani insan Allah katında kıymet ve fazileti dua ile kazanır.
 
Üst