Ehl-i Sünnet İ'tikâdının Esasları

14 Haz 2020
70
46
Ehl-i sünnet ve'l- cemâ'at; Resûlullah'ın ve Eshâb-ı Kirâm'ın yolu demektir. Müslüman'ın i'tikâdı Resulullâh'ın bildirdiği gibi olmalıdır. Bu doğru i'tikâd ve dînin tüm hükümleri Eshâb-ı Kirâm vâsıtasıyla ulaşmıştır. Risâle-i Münîre'de; ehl-i sünnet ve'l-cemâ'at yolunun; Resûlullah, Eshâb-ı Kirâm, Tâbi'în (selef-i sâlihîn) yolu olduğu, İmâm-ı A'zam hazretlerinin ve diğer din büyüklerinin de bu yolda olduğu yazılıdır.



Ehl-i Sünnet İ’tikâdı Nedir?





Hadîka ve Tahtavî'de ise; günümüzde 4 mezhebin hâricinde Ehl-i sünnet ve'l- cemâ'at i'tikâdında olan bır grubun bulunmadığı bildirilmektedir. Yani Müslüman'ın 4 mezhepten birine uyması zorunludur. Bâtıl görüşlere, kendi aklına, Kur'an-ı Kerîm'den kendi anladığına uyan kimse bid'at ehli olur.



Ehl-i Sünnet’e Göre İnanmak Nasıl Olur?



Ehl-i sünnet i’tikâdı olmadıkça insanın ne kadar ibâdet yapsa da kurtulması mümkün değildir. Onun için her şeyden önce bu i’tikâdı öğrenmelidir.



  • Âmentüde bildirilen altı esasa inanmalıdır.
  • Mest üzerine mesh câizdir.
  • Sultana isyân câiz değildir. (Günümüzde 'sultanlık' diye bir devlet yönetim biçimi kalmamış ise de, bu bilgi eski kitaplara ehl-i sünnet i'tikâdının bir esası olarak geçmiştir. O yüzden kabûl etmelidir.)
  • Kâfirlerin hepsi Cehennem'de ebedî kalacak, oradan hiç çıkmayacaklardır. Azapları hafiflemeyecek, bilakis giderek artacaktır.
  • Allahü teâlâ âhirette görülecektir. (Nasıl olacağı üzerinde düşünmemeli, böyle olacağına inanmalıdır. Allahü teâlâ'nın benzeri yoktur, bir yerde, bir mekânda değildir. Yani 'Allah her yerde' demek yanlıştır. Yaratılmış varlıklar mekâna muhtaçtır. Mesela toz zerreleri havada bulunur, en küçük bakteriler canlıların veya yiyeceklerin üzerinde vb. yaşar. Yani herkesin mekânı vardır. Allah için herhangi bir mekânda olduğu söylenemez. Onun âhirette (bir şeye benzemek olmaksızın) görüleceğine de inanmalı fakat bu konuda kafa yormamalıdır. İnanmayan mahrum kalır demişlerdir.)
  • Kıyâmet alâmetleri gerçektir, olacaktır. (Deccal, Dâbbetü'l-arz çıkacak; Hazret-i Mehdî gelecek, Hazret-i Îsâ gökten inecek ve güneş batıdan doğacaktır. Bunları te'vîl edip 'Deccal falancadır, Mehdî de bizim hocamızdır, ikisi de gelip geçmiştir. Güneşin batıdan doğması demek de Batı'da yaşayan insanların Müslüman olması demektir, gerçekten batıdan doğmayacaktır.' gibi şeyler söyleyenlere îtibâr etmemelidir.)
  • Kabirleri ziyâret etmek câizdir. Peygamberlerin ve evliyâ zâtların hürmetine dûa etmek de câizdir.
  • Beden ölse de ruh ölmez. İster kâfir olsun ister Müslüman olsun herkesin ruhları öldükten sonra da işitmeye devam eder.
  • Sırat köprüsü, mîzân, âhirette amellerin tartılması, hesaba çekilmek, şefâat haktır.
  • İlk peygamber Âdem aleyhisselâm, son peygamber Muhammed aleyhisselâm'dır. (Vehhâbîlerin bazıları Hazret-i Âdem, Hazret-i Şît ve Hazret-i İdrîs aleyhimüsselâmın peygamber olduğunu kabûl etmez. Bazıları da 'nebî gelmeyecek ise de resul gelecektir, bizim hocamız resuldür' derler. Bunlar şüphesiz ki kâfirdir.)
  • Dört hak mezhepten birine uymak gerekir.
  • Peygamberler mâsumdur, günah işlemezler.
  • İntihar eden veya öldürülen kimse de eceliyle ölmüş olur. İnsanın ömrü ortadan kesilmez. İntihar etmek ve adam öldürmek günahtır, bunları yapanlar cezâlarını çeker. Ama insanın belirlenmiş ecelini hiç kimse değiştiremez.
  • Peygamber efendimizin mîrâca çıkması ruh ve bedenle olmuştur. (Bazıları 'bu rüyâda oldu' veya 'sadece rûhânî bir hâldi, Cennet'i Cehennem'i baş gözüyle görmedi ve göklere bedeniyle çıkmadı.' derler. Bunlara inanmamalıdır.)
  • Eshâb-ı Kirâm'ın en üstünü Ebû Bekr-i Sıddık'tır. Eshâb-ı Kirâm'ın tamamı cennetliktir. Onlardan birine düşmanlık besleyenlerden uzak durmalıdır.
  • Evliyâ zâtların kerâmetleri vardır. Bunları inkâr etmemelidir.
  • Gaybı Allahü teâlâ'dan başka kimse bilmez. Peygamberler ve evliyâlar onun bildirdiği kadar bilirler.
  • Kabirde suâl ve günahkârlara azap vardır.
  • Kur'ân-ı Kerîm yaratık (mahluk) değil, kadîmdir.
  • Îmân ya vardır ya da yoktur. Îmânda (inanılacak şeylerde) artıp eksilme olmaz. Ama parlaklığında artma veya eksilme olur. Kiminin îmânı çok güçlü, kimininki zayıftır.
  • Ameller îmândan bir parça değildirler. Bir Müslüman günâh işlemekle kâfir olmaz. (Ama mesela içki içip 'ne var bunda, 1 kadeh haram değildir' dese kâfir olur. Bunları karıştırmamalıdır. Günah işlemek ayrı, günahı inkâr etmek ve normal görmek ayrı şeydir.)
 
19 Eyl 2019
89
45
Aslında tüm her şey bir tarafa bırakıp sadece şunu düşünmek istiyorum.
Her şeyin en güzeli ölümden sonra ki hayatta Allah'ı görmektir. Bunun üstünde bir huzur ve mutluluk hissi tanımıyorum ben.
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

Forum İstatistik

Konular
434
Mesajlar
2,161
Kullanıcılar
286
Son üye
Atakan
Üst