Eş Sevgisi

Zeynep

Editör
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
175
Tepkime puanı
59


Eş Sevgisi

Mensubu olmakla iftihar duyduğumuz ve bunu her zaman ve yerde göğsümüzü kabartarak ifade ettiğimiz dinimiz aileye ve ailenin her birine çok büyük değer vermiştir.
Toplumun en küçük parçası olarak ifade edilen ancak toplumu toplum yapan ve vatanın bütünlüğünü koruyan aile korunursa insanlar korunur. Çünkü aileler köyleri, mahalleleri, ilçe ve evleri kısaca vatan ve milleti oluştururlar.
Ailenin korunmasında en büyük görev anne ve babaya düşmektedir. Bu anlamda eşlerin birbirine karşı görevleri vardır ve her iki taraf da birbirlerini sevmeli, bu sevgisini göstermelidir.
Dinini tam bilmeyen hatta hiç bilmeyen desek asla abartmış olmayız kişiler sanki eşlerin birbirine karşı sevgisini göstermek günahmış gibi hareket ederler. Halbuki Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde; “Sizden biriniz diğerini sevdiğiniz zaman bunu söylesin” buyurmuşlardır. Bir insanın kendisini sevdiği arkadaşına bile “arkadaşım Allah için seni seviyorum” demesi ayıp değilse ve Peygamber efendimiz bunun söylemeyi teşvik ediyorsa, sevgiyi en fazla hak eden eşe karşı bunun söylemek hiç ayıp olur mu?
Ahlaksızlık ile sevgi gösterisini birbirine karıştırmamak gerekir. Bir eşin örneğin erkeğin eşinin elinden tutması, bir mekanda sandalyesini çekip ona nezaketle davranması, onu el üstünde tutması, ona yer açması, seni seviyorum demesi, ona çiçek alması, sürprizler yapması günah değildir. Sevgiyi artırmaya yönelik bu hareketler dinimiz tarafından da teşvik edilmektedir.

Uygun olmayan eşlerin aile ahlakına uygun olmayan biçimde toplum içerisinde ancak baş başa kalındığı takdirde yapılacak hareketlerin sergilenmesidir.

Netice olarak dinimiz ölçülü olma dinidir. Bunun için peygamberimiz “İşlerin en hayırlısı orta yollu olanıdır” buyurarak ifrat ve tefritten sakındırmıştır. Yani bir işte çok geri kalmak ve aşırı gitmek doğru değildir. Sevgi konusunda da efendim edep edep deyip sevgiyi aşırı derecede kısmak ta doğru değildir. Seviyorum diyerek aile hayatını sokağa çıkarmak ta doğru değildir. Doğru olan eşin izzet ve şerefini düşürmeden, onun gönlünü incitmeden, hakkını vererek taltif etmek, gönlünü hoş tutmak ve sevgiyi eksik etmemektir. Eğer dinimizi doğru anlarsa sevgimizi göstermekten geri durmayız, hurafelerle beynimizi doldurursak, Allah nasıl istiyor, peygamber nasıl yapıyor ve ne teşvik ediyor buna bakmadan yaşar gideriz.
Unutulmaması gereken bir hadise vardır. Hz. Aişe Peygamber efendimizle yeni evlendiği zaman ona sorar “Ey Allah’ın Resulü beni seviyor musun?” peygamberimiz “Evet” deyince, “peki nasıl seviyorsun?” der. Peygamberimiz de “kör düğüm gibi” cevabını verir.
Aradan yıllar geçer ve Hz. Aişe yine Peygamberimize sorar “ Ey Allahın Resulü beni seviyor musun?” Peygamberimiz “evet” de. Hz. Aişe “nasıl” diye sorunca Peygamberimiz “ilk günkü gibi, kör düğüm gibi” cevabını verir ve sevgisini böylece gösterir.
Eğer sevgiyi göstermek ayıp olsa, idi, günah ve yakışıksız olsa idi öncelikle Peygamberimiz hem sevginizi gösterin bunu karşıdaki kişiye söyleyin demezdi. Hem de Hz. Aişe annemize sevgi cümlelerini bize ders olacak şekilde söylemezdi.
Peygamber efendimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da bize çok güzel örnek olmuşlar ve nasıl davranmamız gerektiğini, ölçüsünü bize göstermiştir. Ne aşırıya gitmiştir ne de sevdiğini söylemekten ve bunu göstermekten geri durmuştur.
Biz ümmetine düşen de aile yapısına sahip çıkmak, eşimizi sevdiğimizi söylemek ve bunu göstermektir.
Bizim dinimiz sevgi dinidir ve sevginin üstünde insanlara etki eden başka bir güç yoktur.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/es-sevgisi.33/
 


Editör

Editör
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
302
Tepkime puanı
51
Dinimizde kadının koca üzerinde hakları olduğu gibi kocanın da karısı üzerinde önemli hakları vardır. Bir kadın, eşinin haklarını korumalı, emirlerine itaat etmeli, onun izni olmadan evden çıkmamalı, onun izni olmadan eve yabancı insanları getirmemeli, malını israf etmemeli ve her türlü ihanetten uzak durmalıdır. Eşine karşı sorumlu olduğunu düşünerek evini elinden geldiği kadar temiz tutmalıdır. Kadının dikkat etmesi gereken önemli faktörlerden biri de çocuklarını iyi eğitmek, ilmini, becerisini ve kabiliyetini geliştirmektir. Aslında eşini mutlu etmeye çalışan kadın aynı zamanda kendini de mutlu etmiş olur.

Yüce Yaratıcı’nın, huzurun kaynağı olarak var ettiği sevgi, ahirette de huzurun kaynağı olabilecek şekilde kullanılmak yerine; dünyevi zevkler ve çıkarlar üzerine inşa edilerek yapılan evliliklerde eşler arasındaki sevginin mahiyeti ilahi olmaktan çıkıp nefsî olmaktadır. Başlangıçta ilahi olan sevginin kaynağı, günümüz modern yaşamı ve anlayışı tarafından yaratıcı ile olan bağı kesildiğinden evlilikler daha gerçekleşmeden sevgi tüketilmekte ve evliliklerin süresi oldukça kısalmaktadır.

Evliliğin mutlak amacı göz önüne alınmadığı için evliliklerin devamı da “heyecanların” devam edip etmediğine bağlı bir durum olarak kalmaktadır. Yine yapılan araştırmalarda Kur’anî temellere dayanmayan usul ve yöntemlerle yapılan evliliklerde meydana gelen boşanma oranlarının görücü usulü ile yapılan evliliklerdeki orana göre çok fazla olduğu görülmektedir.
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Haz 2020
Mesajlar
10
Tepkime puanı
7
Editör arkadaşımızın da belirttiği gibi, kadının kocası, kocanın da karısı üzerinde çeşitli hakları vardır. Evlilikte sevgi, bu haklara riayet etmeyi gerektirir. Kadınlar eşlerine güler yüzlü davranıp sevgi göstermelidir ve onu incitmemelidir. Kocasından, onun maddi gücünü aşacak şeyler istememelidir. Koca hakkına riayet etmenin, kadınlara cihad etmiş gibi sevap kazandıracağı bildirilmiştir. Bir erkek de hanımının tüm ihtiyaçlarını elinden geldiği kadar karşılamalı, onu hiç üzmemelidir. Örneğin evlilik yıldönümünde, bayramlarda, mübarek gecelerde hediye vermeyi çok görmemelidir. Kadınları hizmetçi, çamaşırcı, aşçı gibi kullanmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Erkek hanımının kendisine verilen bir emanet olduğunu düşünmeli ve o emanete sahip çıkmalıdır.
 
Katılım
19 Eyl 2019
Mesajlar
10
Tepkime puanı
13
Oğlumuz olursa adı umut, kızımız olursa adı sevgi olsun, bu eksende yaşamak yeryüzüne bakış açısını değiştirecektir. Yaşamak güzel.
 
Katılım
14 Haz 2020
Mesajlar
23
Tepkime puanı
17
Evlilik her daim yürütülmesi gereken en önemli müesselerdendir. Evlilikler her daim sağlam temeller üzerine atılmalıdır. Nikah bu evliliklerin temelidir. Evlendik her şey güllük gülüstanlık olmasını temeli islamdan geçer. Çünkü islam sevinçte hamd etmeyi üzüntüde sabır etmeyi ve heri ikisinde Allah cc geldiğini bilmek demektir.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
48
Tepkime puanı
26
Karı ve kocanın arasındaki sevgi doğal ve fıtri bir olaydır.
Allah iki eşin arasındaki “sevgi”yi “Allah’ın yarattığı” bir şey olarak nitelendirip Onun ayetlerinden ve kudretinden olduğunu bildirmiştir. Nitekim Şer’i bir vacip değildir. Aynı şekilde gönüldeki sevgi kulun sahip olduğu bir şey değildir. Ancak sahip olduğu şey: İyilik ve iyi geçinmektir.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
41
Tepkime puanı
28
"Eşinin ellerini avuçlarına alarak yüzüne bakan ve bu esnada birbiriyle bakışan eşlere, Allah da rahmet nazarıyla bakar ve onların günahları parmaklarının arasından dökülür, gider…" Sevgili Peygamberimizin bu müjdeli tavsiyesi sonrasında diyebiliriz ki, Yüce Resûl (sav) eşler arasındaki muhabbetin fiziksel temasla da hissettirilmesini istemektedir. Çünkü biliyoruz ki, eller ve parmaklar, sevginin aktarılmasında önemli bir rol oynarlar. Netice olarak eşlerin, birbirlerinin ellerinden tutarak sevgiyle bakışmaları bile, sünnet-i seniyye'dir ve eşlere sevap kazandıran salih bir ameldir diyebiliriz.
 
Üst