Hz. Fatıma O Bir Nur


ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
477
Tepkime puanı
479
Hz. Fatıma O Bir Nur


Hz. Fatıma O Bir Nur

Peygamber Efendimizin gözünün nuru olan Hz. Fatıma örnek yaşantısı ile tüm mümin kadınlara örnek olmayı başarmıştır.

Haya ve Edep Timsali

Peygamber efendimizin en küçük kızı
olan Hz. Fatıma babasını çok severdi. Mekke’nin Müslümanlar için çok tehlikeli olduğu dönemlerde dahi biran olsun babasını yalnız bırakmamış ve her zaman onu savunmuştur. Babasına yapılanlara çok üzülen Hz. Fatıma dayanamayıp ağlarken peygamberimiz onu teselli etmiş ve merak etme Allah babanı koruyacaktır demiştir.

Hz. Fatıma oldukça edepli ve haya sahibi bir çocuktu. Öyle ki vefat ettiği zaman üzerine örtü örtülmemesini bunun vücut hatlarını belli edeceğini söylemişti. Bunun yerine tabuta konularak gece vakti defnedilmesini vasiyet etmişti.

Hz. Fatıma’nın Evliliği

Hz. Fatıma büyüyüp evlenme çağına gelince taliplileri de çoğaldı. Öyle ki sahabe efendilerimizin büyükleri dahi talip oldu ancak Peygamber efendimiz bu konuda Allah’ın emrini bekleyelim şeklinde yanıt verdi.

Peygamberimizin amcası Ebu Talib’in oğlu olan Hz. Ali de Hz. Fatıma’yı nikahlamak istiyor ancak çekiniyordu. Bu konuda akrabalarının da ısrar etmesi sonucu Hz. Ali harekete geçti ve Resulullah’ın huzuruna çıktı. Peygamberimiz Hz. Ali’yi görünce doğrudan meseleyi anladı ve bir muradın mı var diyerek konuya girdi. Hz. Ali de Hz. Fatıma’ya talip olduğunu ifade etti. Peygamberimiz de Allah katında nikahlarının yapıldığını ve kendisine melekler aracılığıyla haber verildiğini beyan etti.

Mehir olarak ne verebileceğini soran peygamberimiz Hz. Ali’den bir devem bir kılıcım bir de zırhım var yanıtını aldı. Peygamberimiz ise deve senin bineğindir, kılıcın sana lazımdır dedi ve zırhı satmasını söyledi. Zırhı satmak üzere yola çıkan Hz. Ali’yi Hz. Osman gördü ve zırhı 480 dirhem vererek satın aldı. Sonrasında zırha sen daha layıksın diyerek tekrardan Hz. Ali’ye hediye etti. Hz. Ali ise bu hediyeden son derece memnun kaldı. Peygamberimiz de bu yardımlaşmayı takdir etti.

Hz. Fatıma peygamberimizin vefatını görmüş ve buna çok üzülmüştür. Peygamberimiz vefat etmeden önce Hz. Fatıma ile kısa bir süre içinde buluşacaklarını ifade etmişti. Nitekim peygamberimizin vefatının ardından 6 ay geçmeden Hz. Fatıma da ahiret yurduna göçtü.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/hz-fatima-o-bir-nur.238/
 


Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
42
Tepkime puanı
19
O, hassas ruhlu idi. Yaşından beklenmeyecek derecede yüce bir ahlâka sahipti. Üstün bir zekası, halîm ve selîm bir yapısı vardı. Son derece mütevaziydi. Söz ve davranışlarında vakurdu. Çok az konuşurdu. Ağzından çıkan sözler inci tanesi gibi hikmetler saçardı. Cömert yaşamayı severdi. Ev işlerinde maharetli ve becerikliydi. İki Cihan Güneşi Efendimizin bir parçası ve kalbinin meyvesiydi. Anlatmakla bitmez, sığmaz...
 
Katılım
14 Haz 2020
Mesajlar
15
Tepkime puanı
11
Rasulullah efendimiz sav Hz Fatımayı görünce sevinir, kendisini ayakta karşılar, elini tutarak öperdi. Ona iltifatlar eder yanına veya kendi yerine oturturdu. Peygamberimiz sav kızı Fatıma'yı anne sevgisiyle sever, ona "babasının annesi, anam" diye hitap ederdi. Fatıma annemiz bu kadar kıymetli ve mübarek bir insandı.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
31
Tepkime puanı
19
Mekke'de 609'da doğan Hazreti Fatıma'nın, Hazreti Ali ile evliliğinden Hasan, Hüseyin, Şaban, Muhassin, Ümmü Gülsüm ve Zeynep isimli çocukları dünyaya geldi.
Uhud Gazvesi'nde 10 hanımla birlikte gazilere yiyecek ve su taşıyan Hazreti Fatıma, aynı zamanda yaralıları tedavi ederdi.
Hazreti Muhammed (s.a.s.), Hazreti Fatıma'ya, vefat etmeden evvel hastalandığı sırada Kur'an-ı Kerim'i Cebrail Aleyhisselam ile her yıl bir kez birbirlerine okuduklarını, o yıl Cebrail'in aynı amaçla iki defa geldiğini, bu durumun ise vefatının yaklaştığına işaret olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Hazreti Fatıma ağlamaya başlayınca, Hazreti Muhammed'in (s.a.s.), ailesinden kendisine önce onun kavuşacağını ve mümin kadınların hanımefendisi olduğunu söylemesi üzerine de gülüp sevindi.
Hazreti Muhammed'in (s.a.s.) vefatından 5,5 ay sonra Medine'de 22 Kasım 632'de vefat eden Hazreti Fatıma, vasiyeti üzerine cenazesi tabutla taşınarak, gece Cennetül-Baki Kabristanı'na defnedildi.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
37
Tepkime puanı
28
Zehebî'nin belirttiğine göre künyesi "babasının annesi, anam" mânasına gelen "Ümmü ebîhâ" idi. Bu künyeyi almasının sebebi, Fâtıma'yı anne sevgisiyle seven Resûlullah'ın kendisine bu şekilde hitap etmesiydi. "Beyaz, parlak ve aydınlık yüzlü kadın" anlamında Zehrâ olmakla beraber "iffetli ve namuslu kadın" anlamındaki Betûl lakabıyla anıldığı da görülmekteydi.

Enes bin Malik'den, raviler yoluyla nakledilen bir hadis şöyledir; "Âlemlerdeki kadınların en iyisi dört tanedir: İmran kızı Meryem, Mezahim kızı Asiye, Hüveylid kızı Hatice ve Muhammed kızı Fatıma." Hz. Muhammed bu dört kadını âlemlerin en iyi kadınları olarak saydıktan sonra Fatıma'yı hem dünyada, hem de ahirette diğer üçüne üstün kılmıştır.
 


Üst