İman Sevgisi


ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
467
Tepkime puanı
476


İman Sevgisi
İman bir mümine Cenabı Hakkın verdiği en büyük nimettir. İman herkese nasip olmaz. Bu konuda sevgili peygamberimizin amcaları Ebu Talip bize en güzel örnektir. Peygamber efendimiz amcası Ebu Talib’in Müslüman olmasını çok istemiş fakat kendilerine iman nasip olmamıştır. İşte bu yüzden kimde iman nimeti varsa onun kıymetini bilmeli ve onu iyi muhafaza etmelidir. İman Hz. Allah’ın müminin kalbinde yaktığı bir nurdur, bir meşaledir. Nasıl ki ateş odun ile besleniyor, ağaçlar su ile besleniyorsa imanında beslenmesi lazımdır. Birçok kimse iman etmiştir fakat bu imanlarını son nefeslerine kadar muhafaza edemeden bu âlemden göçmüşlerdir. İşte bu şekilde bu âlemden imansız olarak giden kimse Allah korusun ebediyen cehennemliktir.

İman nasıl muhafaza edilir?


İman sevgisi çok önemlidir. Bir mümin iman etmiş olabilir fakat önemli olan bu imanını koruması ve imanını beslemesidir. Peki, iman nasıl muhafaza edilir ve nasıl beslenir. İman namaz, oruç, hac vs. ibadetleri yerine getirerek beslenir ve Hz. Allah’ın emir ve yasaklarına uyularak muhafaza edilir. İmanı muhafaza etmek isteyen bir kimse öncelikle kalbine iman sevgisini yerleştirmesi gerek. Nasıl ki bir bitkiye su verilmediğinde bitki kurursa islamın şartları yerine getirilmediği takdirde iman zayıflar. İmanın zayıf olduğunun alameti ise kişinin ibadette olan gevşekliğidir.
Hakiki manada iman eden kimse peygamber efendimizin Hz. Allah tarafından getirip tebliğ buyurduğu hususların tamamını kabul ve tasdik eden kimsedir. İman o kadar mühim olan bir meseledir ki imanın kabulü için Allahü Teala’ya, onun meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, ahiret gününe ve kadere inanmak gerekir. Ancak imanın bu altı şartını kabul eden kimse iman etmiş olur. Bu altı şarttan birini kabul etmeyen diğerlerini de inkâr etmiş olur.

 


Katılım
19 Eyl 2019
Mesajlar
23
Tepkime puanı
16
İnsan kalbi o kadar geniştir ki içine bir dünya dolusu sevgi sığabilir. Allahı seven her insan dolayısı ile islamıda sever, imanıda sever, yüce yaratıcımızın sevin dediği her şeyi ona duyduğumuz sevgiden dolayı severiz. Bu sevgi bir bütündür Allah ve peygamberlerini seviyorsanız diğerlerini sevmeyi zaten kabul etmişiz demektir.

Yazdığınız bu konu için çok teşekkür ederim.
 

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
467
Tepkime puanı
476
İslam ve İnsan

İnsanlar, islami çerçeveden hayata gözlerini açıp o doğrultuda mutlaka devam etmeleri de gerekmektedir.
İslam da aranılan adalat, merhamet, sevgi her şey barınır. Bu yüzden dolayıdır ki insan ve islam birbirinden ayrılamaz önemli parçalardan birisidir. İnsanoğlu islamı yok sayamaz. Çünkü islamın içerisindedir. İslami açıdan bir hayat sürmek kişinin vicdan ve merhamet duygusunu sürdürmesine de neden olacaktır. İç ve dış dinamikler sağlam esaslar üzerinde mutlaka olması gerekmektedir. Hatta öyle ki İnsanoğluna daha Peygamberlerimiz döneminde bile islamın şaratları öne sürülmüştür. Yüce Rabbimiz islamın 5 şartı üzerinde önemle durmuştur. İslamın 5 şartını yerine getiren insanlara çokca sevaplar bile yazılmaktadır. Bu sebepten dolayı islamın insan hayatı içinde son derece önemli bir yer aldığını belirtmemiz gerekiyor. Eğer ki islamla tanışırsanız hakikate daha kolay yoldan ulaşmaya başlamış olursunuz. Çünkü islam, hakikatı en güzel şekilde öğrenmenize yardımcı olacak bir aracıdır. Akıl ve kalbi bir arada kullanarak doğru yolda yürümeniz ışığında bir köprü görevi görür.

İnsanlarımız doğal olarak hayatı farklı merkezlerde yaşamaya çalışıyor olsa da İslamın hayatımız üzerinde ki etkisi de tartışılmaz bir konudur. Eğer ki kişi manevi hayatını zehirlemişse o zaman bir ömür mutlu olması mümkün değildir. Çünkü hem bu dünyada hem de ahiret hayatını canlı tutması adına islamın yolundan mutlaka gitmesi gerekiyor. İslamdan uzaklaşan kişiler hakikatı inkar etmeye soyulur. İnkar etmekte Yüce Rabbimiz tarafından verilecek olan en büyük günahlardan biri olacaktır. İslamla tanışan insan, Cennet ve Cehennem olgusunu bilir. Cennet ve Cehennem kurallarına göre yaşam biçimini esas alır. Eğer ki hayatımız da islam olmasaydı şimdi yaşanan günahlar, ölümler, cinayetler, zinalar daha da fazla olabilirdi.

Hırs, şehvet, şöhret aşkını tetiklemeyerek tam aksine durduran islam, insanı en doğru yola sürükler. Hırs, şehvet, şöhret aşkından git gide uzaklaşır. Hayatını yalnızca Allah ve ahiretine adayan bir insan olarak karşımıza çıkar. Bu yüzden dolayı mümkün olduğunca İslamın gereklerini yerine getirmemiz gerekir. Hem bu dünyamızın hem de ahiretimizin bir cennet bahçesine dönmesini istiyorsanız mutlaka bunu yapmamız gerekiyor.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/iman-sevgisi.27/
 

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
467
Tepkime puanı
476
Mümin güler yüzlü, tatlı dilli ve geçimlidir. Bu da sevgi ve merhametle dolu bir kalbin neticesidir. Yüz ve söz güzelliği, güzel ahlâk ile tamamlanır.

İman da ibadet de sevgiyledir. İnanan kimse, Cenab-ı Mevla’yı sever. O’nun Alemlere Rahmet Elçisi’ni de sever. İmanın kemal bulması, meyve vermesi, hayatı dönüştürmesi bu sevgiye bağlıdır.
 
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
94
Tepkime puanı
17
Yüreğinde iman sevgisini taşıyan herkese sesleniyorum.
Başarıyorsunuz
Kazanıyorsunuz
Mutlu son sizi bekliyor.
O sevgiyi kalbinizden hiç çıkartmayın tertmiz kalsın leke almasın.
 
Katılım
19 Eyl 2019
Mesajlar
82
Tepkime puanı
41
İmanın kükredigi düşmanın titrediği hak ve batılın bilindiği bir neslin özlemini çekiyoruz.
Dogun artık ufuklardan gelin ve ümmetin kaynayan yarasına merhemler sürün.
 
Katılım
10 Kas 2019
Mesajlar
37
Tepkime puanı
18
“İman edip Rablerine güvenen müminler: Büyük günahlardan ve hayâsızca davranışlardan kaçınırlar. Kızdıkları zaman kusurları bağışlarlar. Rablerinin davetine gönül hoşluğu ile uyar, namazı kılarlar. İşlerini ortaklaşa yaparlar. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar. Bir haksızlığa uğradıkları zaman yardımlaşırlar.” (Şûra 36-39)
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
16
İman, bir insan için en büyük hazinedir. İmanı olmayan bir kişi, dünyalara sahip olsa bile aslında hiçbir şeyi yok demektir. Aksine; iman etmiş ve İslamiyet'e gönülden bağlanmış olan bir kişi, fakir olsa bile çok zengindir, bedeni hasta olsa bile kalbi sapasağlamdır. Dini konularda yanlış yazılmış bilgiler, din hakkında hiçbir kaynağa dayanmadan, kendi kafasından konuşan ve kendilerini hoca olarak tanıtan kişiler, insanın imanını çalar. Bu tehlikeden korunmak için her zaman çok dikkatli olmak gerekir. İnsan, imansız ölmekten çok korkmalıdır. İmansız ölmekten korkmayanların, imansız öleceği bildirilmiştir. İmanımızı tazelemek için bol bol kelime-i tevhid söylemeyi ihmal etmemelidir. Ayrıca imanlı ölmek için dua etmeli, ibadetleri de hiç aksatmamalıdır. İmanın güzelliğine asla doyulmaz. Bazıları "güzele bakmak sevaptır" diyerek yabancı kadınlara bakmayı kasteder. Oysa bu niyetle söylemek dinimize aykırıdır. İmanın güzelliği kendindendir. Îman başlı başına güzeldir. Kimde îmân varsa, işte gerçek güzeller onlardır.
 
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
20
Tepkime puanı
2
Herkes doğru iman etmeli ve bu imanını korumaya çalışmalıdır. İman, Peygamber efendimizin bildirdiği her şeye tereddütsüz inanmak ve bunu dil ile söylemek demektir. İman kalp ile tasdik, dil ile ikrardır diye buyrulmuştur. İslam'ın bazı hükümlerine inanıp bazılarına inanmamak, iman sayılmaz. İman bir bütündür ve hiçbir şekilde tecezzi yani parçalanma, bölünme kabul etmez. "İslamın hükümleri aklıma yatıyor, sadece onun için inanıyorum" demek de iman olmaz. Tabii ki dinimizde, akla uymayan hiçbir şey yoktur. İslamın hükümlerine inanan bir kimse onların hepsini beğenir. Kendisi yapamasa bile, yapanlara saygı duyar. İman sevgisi bunu gerektirir. Herkes, âmentüde bildirilen imanın 6 şartına doğru olarak inanmalıdır. İmanda şüphenin yeri yoktur. İmanın çoğalması, azalması olmaz. İnsan ya Müslümandır, ya kafirdir, ortası yoktur. Ancak imanın parlaklığı azalıp çoğalabilir. İbadetleri yapanların imanları parlar, cilalanır, nurlaanır. Haram işlendiği zaman lekelenir, bulanır. Bu farkı iyi anlamalıdır.
 


Üst