İnsan ve Doğadaki Yeri – İnsanın İç Dünyası

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
565
Tepkime puanı
473


İnsan ve Doğadaki Yeri – İnsanın İç Dünyası

Milyonlarca galaksi, katrilyonlarca yıldız arasında yalnız olmayı seçen, ayetleri ALLAH'ın bütün evreni kendisi için yarattığına yoran ve geriye kalan canlı ve cansız ne varsa buyruğunda gören canlıdır insan.

Evrenin Bir İşleyişi Var

Oysaki dünyanın ve evrenin bir işleyişi vardır. Gözle görülemeyen bir tek hücreliden tutun da gökyüzünde uçan kuşa kadar tüm yaratılmışların doğanın denge ve düzeninde bir yeri vardır. İşte insan da bu düzende küçük bir rol verilmiş canlıdan başka bir şey değil.

Dönüp çevrenize bir baktığınızda doğanın mükemmel döngüsünü bozmaya gayret eden tek varlığın insan olduğunu görmeniz pek de zor olmaz. Tüm canlılar doğal döngü içerisinde kendilerine biçilen görevin farkındadır ve içgüdüsel bir şekilde üreyip çoğalmak için gayret ederler. Bir tırtıl soyunun devamlılığı için kozaya girip kelebek olarak çıktıktan çok kısa bir süre sonra öleceğini bilerek soyunu devam ettirmek için can havliyle yumurtalarını bırakmaya gayret ederken insanoğlu kendi soyunu bitirmenin yollarını aramaktadır.

Benciliz

İnsan, Allah'ın kudretini hiçe sayıp sonsuz evrende yalnızca kendisini yarattığına inanacak kadar da bencildir. Tüm ilahi sözleri buna yorar. Gördüğü her yerde öldürmek için can attığı arıların soyu tükense dünyadaki varlığının ne denli kısa süreceğini bilse de küstahlığı ve kibri onu bu eyleme tekrar ve tekrar yöneltir. Belki yalnız olduğu düşüncesinde de haklıdır. Gerçekten de ayetleri doğru yorumluyor, kesin ve doğru hükme varıyordur. Eğer böyleyse insanoğlunun ahirette bu vefasızlığının hesabını Allah'a nasıl vereceğini bir değil bin kez düşünmesi lazım. Çünkü o gün keşke tüm evren bir tek bizim için yaratılmasıydı, diyecek.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/insan-ve-dogadaki-yeri-insanin-ic-dunyasi.228/
 


Katılım
15 Haz 2020
Mesajlar
10
Tepkime puanı
7
İnsan, bu muazzam doğanın bir parçasıdır. İnsan, yaşamının her alanında doğadan faydalanırken ona zarar vermekten de geri durmaz. Oysa bu büyük bir nankörlüktür. Halbuki bir insan, bir başkasına iyilik yapsa teşekkür bekler. Ondan kötülük görse ne kadar üzülür ve sinirlenir. İşte bunun gibi insan da, her zaman doğanın güzelliklerinden istifade ederken ona acımasızca davranmamalı, kendi bindiği dalı kesmemelidir. İnsan doğaya muhtaçtır fakat doğaya hâkim değildir. Küçücük bir virüsle bile başa çıkamayan insan koskoca doğaya nasıl hâkim olabilir? Kuraklıkta yağmur yağdırabilecek, güneşi istediği zaman doğdurabilecek, ekin bitmeyen tarlayı yeşillendirebilecek bir insan yoktur. Her şeyi yaratan Allahü Teala'dır ve insan kendisine verilen emanetleri iyi kullanmakla mükelleftir.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
41
Tepkime puanı
28
bizler Allah'ın bizler için yarattığı bu güzelliklerden kararınca ve yeterince faydalanmalıyız. bu kaynakların sınır vardır ve hunharca tüketmek haddimize değildir. ahiret gününde Rabbimiz bizden. bizim için yarattığı nimetlerin yanlış kullanımının hesabını sormayacak mıdır? bu nimetler bizim için yaratıldıysa bizim de onları korumamız sorumluluğumuz olmalıdır.
 
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
20
Tepkime puanı
5
İnsanların doğayı tahrip etmesi, kendi bindiği dalı kesmektir. İnsan, kendi çıkarları için; daha iyi yaşamak için doğaya zarar verir fakat ekolojik denge bozulunca, insanın hayat kalitesi de düşer. Çevre kirliliği, bilinçsiz avlanma ile hayvan nesillerinin yok edilmesi, ağaçların gereksiz yere kesilmesi, ormanların yakılması, denizlerin atıklarla kirletilmesi başta olmak üzere insanın, içinde bulunduğu doğaya verdiği zararlar saymakla bitmez. Oysa bunun acısını çeken kişi de yine kendisidir.
 
Üst