Karar Vermek

Angelica

Editör
19 Eyl 2019
37
24
KARAR VERMEK



KARAR VERMEK​


En kötü kararlardan beterdi kararsızlık diyerek başlamak istiyorum sözüme. Karar… Ucu bucağı sonsuz bir deniz. Öyle ki hayatımızın her anında bir karar verme durumundayız aslında. Düşünsenize oturuyorsunuz, canınız su içmek istiyor, ama böyle ağzınız da kurumuş kadar değil… işte o an da bile bir karar veriyoruz aslında. Hayatımızda öyle anlar oluyor ki, karar vermek öyle zorlaşıyor ki. Birini çok seviyorsunuz, belki en yakın arkadaşınız, belki sevgiliniz. Ama sizin hoşlanmadığınız hareketlerde bulunuyor. Bu durumda onu uyarıp, bak ben bu durumdan rahatsızım, dersiniz veya bir şekilde ona rahatsızlığınızı hissettirirsiniz. Ama en zoru da, hala bu davranışa devam ediyor ise başlar. Evet bu kişi sevgiliniz ise, düşünür durusunuz, acaba ben bu duruma devam etmeli miyim, devam etsem çok mu üzülürüm, devam etmesem çok özleyip pişman mı olurum. Bu düşünceler kafada bir o yana bir bu yana dalgalanır durur. Su içmek gibi değil tabii ki bu. İşte o sırada kararsızlıklar içinde iken hala karar veremiyorsak bazı yollara başvurabiliriz. Aslında ilk önce ne yapmamamız gerekeni söyleyebilirim. Hayatınızla ilgili önemli kararlar alırken, ki özellikle kararsız iken etrafımızdaki kişilerden daha kolay etkileniriz, birilerine direkt olarak hiç düşünmeden ne yapmalıyım sorusunu sormamak. Çünkü o kişi bizim ne yaşadığımızı tam olarak bilemez. Ne kadar yakınımız olursa olsun, belki eski yaşadığınız olaylardan farklı dahi olsa onlardan etkilenebilir. Ve siz de bundan etkilenirseniz, almaya çalıştığınız karar aslında tam olarak kendi kararınız olmaz. Yani yönlendirilmiş olursunuz. Bu kararınız da ileri ki zamanlarda hemen olmasa da size pişmanlık olarak dönebilir. Tam tersi de aynı şekilde. Siz olumsuz düşünürken, biri gelip size, yahu böyle şeyler çok önemli değil deyip, sizi yine etkileyebilir. He şöyle olabilir tabii ki. Siz kararınızı verirsiniz, eminsinizdir, yakın biri ile paylaşmak istersiniz. Sadece bu kadar. Onun dışında söyleyeceğim şey, insanların ağzı torba değil ki büzesin… bunu söylememin sebebi de, çok yakın olmadığınız birine bir şey anlattığınızda o da yakınına anlatabilir. Ve bunun sonucunda da sizin olayınız dillerden dile pelesenk olmuş olabilir. Bu yüzden aman ha dikkat diyoruz. Karar verme aşamasında zorlanıyorsak tek başımıza iken duygularımızı bir kağıda dökebiliriz. Onu kimsenin okumayacağına emin olarak yazarsak, daha etkili olacaktır. Çünkü bazen kendimize bile söylemediğimiz duygularımız kağıda yazınca ortaya çıkabiliyor. Olayın olumlu ve olumsuz yönlerini yazın. Hangi taraf daha ağır basıyorsa terazinizde, o yoldan yürüyün. Eğer aklınızda bir şey kalacağını düşünüyorsanız, aklınızda bir şey kalmayacağı yoldan gidin. Yoksa ömrünüzü ah keşkelerle çürütürsünüz.

Karar vermemizi kolaylaştıran bir diğer yöntem de 10/ 10/10 yöntemi. Bu yöntemde karar almadan önce güzel derinlemesine bir nefes alıyoruz. Daha sonra ilk başta kararınızı aldıktan 10 dakika sonrasını düşünüyorsunuz. Nasıl hissettiğinizi. Sonra 10 ay boyunca ne hissedeceğinizi ve bu kararın ne şekilde sonuçlanabileceğini veya sizi nerelere götürebileceğini. Son 10 da ise 10 yıl sonranın öngörüsünü yapmaya çalışacaksınız. 10 yıl sonra bu durumun sizi nasıl etkileyeceğini. Örnek verecek olursak. Diyelim ki çok iyi bir yerde çalışıyorsunuz. Gerçekten işini çok iyi yapan kurumsal bir firma ve siz de iyi bir yerdesiniz. Ama oradaki bazı çalışanlar ve patronunuzla anlaşamıyorsunuz. Bu durumda kararsız kalıyorsunuz. Çünkü yıllardır emek verip çalıştığınız bir yer ve aynı zamanda da yeriniz ve maaşınız gerçekten iyi. Ya bu işi bırakmanız gerekecek, ya da devam edeceksiniz aynı şartlar altında. Bu durumda derin bir nefes alıp ilk 10 dakikayı düşünün, sonra 10 ay sonrayı. Çünkü 10 ay sonunda iş bulma imkanınız olduğu kadar bulamama imkanınız da var. Sonra 10 yıl sonrayı da düşünün ve kararınızı verin. Emin olun bunu yaptığınızda içiniz daha rahat olacaktır.
 


Son mesajlar

Forum İstatistik

Konular
433
Mesajlar
2,151
Kullanıcılar
286
Son üye
Atakan

Çevrimiçi üyeler

Üst