Mahşer Günü Hakkında Bilgi

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
382
Tepkime puanı
437


Mahşer Günü
Dünya ile ahiret hayatının dönüm noktası olan mahşer günü hesaplar verilir ve ebedi hayat başlar.

Mahşer Ne Zaman Olur?
Dünya hayatının geçiciliği ve asıl olan ahiret hayatının olduğu İslam'da her yerde anlatılır. İşte bu iki hayat arasındaki geçiş mahşer ile sağlanır. Kıyametin kopması ile dünyadaki gelmiş geçmiş tüm insanlar mahşer meydanında toplanır. Kısacası mahşer günü hesap günüdür. İyi amel işleyenler için mutluluk verirken, diğerleri için korku günüdür.

Kur'an'da "Kulakları sağır eden o gürültü koparan/kıyametin koptuğu gün geldiğinde, O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından / çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır. O gün bir takım yüzler parlaktır, güleç ve sevinçlidir. Ve o gün bir takım yüzler de var ki, tozlanmış, onları karanlıklar bürümüştür. İşte bunlar, kâfir ve fâcir/yoldan çıkmış kimselerdir." (Abese, 80/34-42). Denilmektedir. İşte bu ayet mahşer gününün bir özetidir. Mahşer günü Müslüman ve gayrimüslimler dahil herkes akıbetinin derdine düşecektir. Akıllara tek gelen Allah'tan selamet istemek olacaktır. Hatta öyle ki mahşer meydanı çıplak bedenlerle dolu olmasına rağmen kimse birbirini görmeyecek ve ayıp olmayacaktır.
Mahşer meydanında daha önceden ölen ve kabirde bekleyenler ile kıyamet koptuğunda ölen herkes buluşacaktır. Öyle bir kalabalık anında dahi Allah'ın hükümranlığı devam edecek ve herkese adaletle hükmedilecektir.

Mahşer Bilinci
Mahşer meydanı ve hesap gününün bu şekilde anlatılması Müslümanları korkutmak için değil, kendisine getirmek içindir. Zilzal suresinde mahşer günü için “Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar şer işlemişse onu görür!” denilmektedir. Yani dünyada yapılan zerre kadar hayır da şer de karşılıksız kalmayacaktır. İşte dünyada bu bilinçle yaşamak ve hayırda yarışmak gerekir.

Mahşer aynı zamanda dünyada alınamayan hakların alındığı yerdir. İşte bu yönüyle Allah'ın adaletinin teminatıdır ve haksızlığa uğrayan kişiye ferahlık, haksızlık yapana ise korku verir. Dünyada yapılan her amelin öbür dünyada hesabının verileceği bilinci ile yaşamak ve karıncayı bile incitmemek gerekir.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/mahser-gunu-hakkinda-bilgi.125/
 


Katılım
19 Eyl 2019
Mesajlar
48
Tepkime puanı
35
Haydi sizinle bir yolculuk yapalım düşünün şimdi hayal edin ve yaşayın !
Eninde sonunda ölümle tanışacağız bu kaçınılmaz son hepimizi bekliyor ve öldük geldik mahşer meydanındayız kimse kimsenin derdi ile alakadar değil insanlar ah edip vah ediyor kimse kimseye bu da gecer demiyor. Amel defterimiz açılıyor sevaplar günahlar teker teker işleniyor sicilimize. Karar anı geliyor akan zaman duruyor bizim için ! O an bir bakış gönderebilirsiniz belki Rabbimize, içinizden ne olur Allah'ım beni affet diye geçirdiğinizi hayal edin onun sizi duyduğunu biliyorsunuz. Bu dünyada ben seni çok seviyordum lütfen burada sende beni sev ve beni affet Rabbim .

İnşallah affedilenlerden oluruz hepimiz. O gün affedilen guruba dahil olmak için bu dünyada yaşam gayemiz sadece Allah için olmalıdır. Bu sevgi bu namaz bu Kur'an bizi cennete ulaştıracak anahtardır.
Selamlar
 
Katılım
15 Haz 2020
Mesajlar
15
Tepkime puanı
9
Mahşer gününde Güneşin bir mızrak boyu alçalacağı, herkesin günahı nispetinde dümdüz bir çölde sıkıntı çekeceği bildirilmiştir. İşte o sıkıntılı günde bazı insanlar arşın altında gölgelenecektir. Bu kişiler bu ümmettendir ve birbirlerini Allah için seven müminlerdir. Mahşer elli bin âhiret senesi kadar sürecektir. Bir ahiret günü ise, dünyada yaşadığımız bin sene kadardır. Yani ahiret günleri dünya günleriyle aynı değildir. Bu zor günde kurtulanlardan olmak için bir din büyüğünü tanımak ve onun yolunda gitmek gerekir. Terazi kurulacak, herkesin amelleri tartılacaktır. Şefaat, havz-ı kevser, Sırat köprüsü haktır ve gerçektir. İman esaslarında asla şüpheye düşmeden dinimizin emirlerini ihlasla yerine getirmek ve bu yolda ölene kadar sebat etmeye kararlı olmak gerekir.
 
Katılım
14 Haz 2020
Mesajlar
23
Tepkime puanı
17
Allah rasulune sordular. Kıyamet ne zaman kopacak diye. dedi ki kıyamete ne hazırladın. Mahşere bu yönden bakmak lazım. kendi kıyametimiz kopmadan mahşerdeki livahulhamd sancağının altında olabilmeye bakmalıyız. Öyle ki o gün peygambeler bile kendilerine bir liman arayacakları bir gündür.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
34
Tepkime puanı
15
İnsanları ve cinleri ölümlerinden sonra tekrar diriltecek olan Allah Teâlâ, daha sonra onların hepsini “Mahşer” denilen yere toplayacaktır. Buna “haşr” denir. Cenâb-ı Hakk’ın bir sıfatı da “Hesap günü için mahlûkâtı toplayan” anlamında Câmiu’n-nâs’tır.
Bütün canlıların Mahşer’e sevki, bunları alacak geniş meydan, gerek Allah’a gerekse birbirlerine yönelik bütün hak ve mesuliyetlerin muhasebesi bize çok zor görünebilir. Ancak semâvât ve arzın bütün ordularına sahip olan Yüce Yaratıcı için bunun gayet basit olduğunu haber verilir:
“Muhakkak ki hayatı veren de, öldüren de biziz. Evet, herkes bizim huzûrumuza dönecektir. Yerin yarılıp kendilerinin büyük bir hızla mahşer meydanına koşacakları gün, mutlaka gelecektir. Bu diriltip mahşerde toplama bize göre çok kolaydır.” (Kâf, 43-44. Bkz. Kamer, 50; Lokmân, 28)
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
41
Tepkime puanı
25
Sözlükte "toplanmak, bir araya gelmek" demek olan haşir, terim olarak yüce Allah'ın insanları hesaba çekmek üzere tekrar dirilişten sonra bir araya toplamasıdır. İnsanların toplandıkları yere mahşer veya arasât denilir. Kur'ân-ı Kerîm'de mahşerden ve bu sırada yaşanacak olaylardan bahseden pek çok âyet vardır. Bu âyetlerden birinde şöyle buyurulur: "Allah, onları sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını sandıkları bir durumda yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Çünkü onlar doğru yola gitmemişlerdi" (Yûnus 10/45). Haşir günü insanlar kendi dertlerini, hesaptan yüz akıyla çıkıp çıkmayacaklarını düşüneceklerinden yakınlarıyla bile ilgilenmeyeceklerdir. O gün müminlerin yüzleri parlayacak, kâfirlerin ise kararacaktır. Hz. Peygamber her kulun öldüğü durum üzere, iyilik üzere ölmüşse iyi, kötülük üzere ölmüşse kötü olarak diriltileceğini, yalın ayak ve ilk yaratılışları gibi haşredileceklerini bildirmiştir (Buhârî, "Rikak", 45; Müslim, "Cennet", 14, 19; Tirmizî, "Tefsîr", 18).
 


Üst