Mutluluk Uzakta Değil




Mutluluk Uzakta Değil

Son yılların en çok tercih edilen etkinliklerinin başında kişisel terapi yöntemleri ile mutluluğu yeniden elde etmeye yönelik çalışmalar gelmektedir. Mutluluğun aslında kazanılması zor bir şey olarak gösterilmesi ile bir yandan ticari kazanç güden ve aslında diğer yandan hayatını negatiflikler üzerine kuran kişilere daha pozitif olma yöntemlerini öğreten bu etkinlikler özellikle mutluluğu bulmakta yol haritasını kaybeden bireylere gerekli profesyonel desteği sunmaktadır. Diğer yandan baktığımızda ise aslında mutluluk her bireyin küçük çabalar ve bakış açısı değişiklikler ile elde edebileceği kadar yakın. Bunun için biraz çabalamanız sizin de hayatta ki mutluluğu bulmanızı sağlayacaktır.

Sabah kalktığınızda yeni bir güne merhaba dediğinizi hatırlamak aslında hayatınızda ki süre gelen sorunlarla etkili bir baş etme yöntemidir. Bir önceki günün tükenmişliğini bir yana bırakıp bu yeni günde çeşitli güzelliklerin sizi beklediğini düşünerek içten gülümseme ile güne başlamak aslında o güne dair mutluluğunuzu perçinleyecektir. Evet belki gün içinde mutluluk verecek sonuçlar elde edemeyeceksiniz ancak bu detaylara karşı daha güçlü ve daha korunaklı bir ruha sahip olacaktır. Basit bir örnek vermemiz gerekir tahriş olmuş deri daha çabuk zedelenir. Bu sebeple bir önceki günün yorgunluğunu ve mutsuzluğunu yeni başlayan güne eklememenizi mutluluğa giden yolda gerçekten güçlü bir adım olacaktır.

Gün içinde mutluluğunuzu etkilen en önemli faktörlerden biri etrafınızda sizi mutlulukta bir adım gerileten arkadaşlardır. Özellikle başkalarının mutluluğunu gördükçe olumsuzluklarla kişilerin huzurunu kaçırmaktan zevk alır gibi görünen bu enerji emiciler ne yazık ki hepimizin hayatında. Böyle bir durumla karşılaşmanız durumunda özellikle çabuk etki altında kalan bir yapıya sahipseniz o ortamdan uzaklaşmanızı öneriyoruz. Bu tarz kişiliğe sahip insanlarla karşılıklı atışmanın size bir yarar sağlamayacağı gerçeğini göz önüne aldığımızda mutluluğunuz için ortamdan uzaklaşmak gün içinde yaşayacağınız huzursuzluğu azaltacaktır.

Evren çekim yasası ile çalışır. Her şeyin iyi olacağına dair inancınız tam olduğunda belki de olmayacak işleriniz bile hiçbir aksaklığa girmeden gerçekleşecektir. Evet tersi de olabilir ama sizin bir işin gerçekleşeceğine olan inancını gün içinde mutlulukla dolmanıza yardımcı olur. Ayrıca yapılan incelemelere göre olumlu düşüncelerle başlanan işlerin gerçekleşme olasılığı evrene gönderdiğiniz olumlu etkiler dolayısıyla daha yüksek.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/mutluluk-uzakta-degil.174/
 

Katılım
13 Haz 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
5
Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. Mutluluk, aldığımız nefes kadar yakındır. Fakat asıl mesele bunu farkedebilmektir. Nasıl göz problemi olan bazı kişiler yakını göremiyorsa, manevi problemleri olan bazı kişiler de her tarafını kuşatan nimetleri göremez ve yakınındaki mutluluktan habersiz yaşar. Oysa dediğiniz gibi yeni bir güne uyanmak bile mutluluk sebebidir. Rahat nefes alabilmek, su içebilmek, kuşların sesini duyabilmek, gökyüzünü görebilmek, çiçekleri koklayabilmek... Mutlu olmamız için o kadar geçerli sebebimiz vardır ki, saymak imkansızdır. Pesimist, karamsar insanlardan uzak durmak da mutsuz olmamızı engelleyecektir.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
37
Tepkime puanı
29
En büyük mutsuzluk sebebi, mutluluğu kendimiz dışında aramaktır. Kendimiz dışında olan her şeye, mutluluk için göbek bağlamaktır. Böyle olunca da, o ipler kolaylıkla sökülebiliyor ve mutsuzluk kaçınılmaz oluyor maalesef.
 
Katılım
19 Eyl 2019
Mesajlar
84
Tepkime puanı
45
Mutlu olmak için kendinize küçük nedenler üretin. Bu sebepler günü güzel tamamlanmış hale getirir. Kendinizle konuşun arada ne yapalım hangi eylemleri uygulayalım konusunda...

Kendinize değer verin neden mi? Çünkü siz gerçekten değerlisiniz.
 
Katılım
11 Haz 2020
Mesajlar
69
Tepkime puanı
82
Mutlu olmak için dinimize uymak gerekir. Dinimizde bildirilen emir ve yasaklara uyulduğu takdirde bireylerin mutlu olmaması mümkün değildir. Fakat zaman zaman Müslümanların da başına çeşitli sıkıntılar gelir. Müslümanlar ise bu sıkıntıların boşuna olmadığını bildiklerinden, gelen sıkıntılara göğüs gerer ve isyan etmeden sabreder. Öyle insanlar vardır ki lüks arabalara, kocaman evlere sahip olduğu, her istediğini alabildiği halde mutsuzdur. Hatta intihar eden zenginler çoktur. İşte bu mutsuzluğun sebebi maddi değil manevi eksikliktir. Halbuki nice fakirler de, kanaatkar oldukları ve fakirliğe sabretmenin mükafatını bildikleri için mutludur. Aynı şey sağlıklı kişiler ve hastalar, engelliler için de geçerlidir. Kimileri sapasağlam olduğu halde mutsuzdur ve estetik operasyonlarla ömrünü tüketir, kimileri de göremiyorken, başka hastalıklarla savaşıyorken, hatta yatağa bağımlıyken etrafa gülücükler saçar, hayat sevinciyle doludur. Bu durum insanların maneviyatından kaynaklanır.
 
Katılım
21 Haz 2020
Mesajlar
18
Tepkime puanı
5
Mutluluğa karşı gönlünün kapısını kilitleyenlerin mutsuz olmaktan şikayet etmesi ve bu durumdan başkalarını sorumlu tutması, insanları suçlaması ne tuhaf bir durumdur. Gözlerini kapatıp ve "ne biçim güneş bu, bir türlü göremiyorum" demek gibi bir şeydir. Mutlu olamayan insanlar, sorunu kendilerinde aramalıdır. Çünkü kâinatta öyle mükemmel bir düzen vardır ve dinimiz öyle mükemmel bir dindir ki, bu doğaya bakıp, binbir nimetten faydalanıp, dinimize uyduğu halde mutsuz olmak mümkün değildir. Bir insan mutlu olamıyorsa; demek ki sahip olduğu nimetlerin farkında değildir, ya da onları doğru yerde kullanmıyor ve dinimize uymuyordur.
 

ikra

Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
549
Tepkime puanı
612
Mutluluğa giden yolun
kendisinden başladığını öğrenmişti.
Her birimiz kendi yaşamımızın
uzmanı ve bilir kişisiyiz

Sizin için mutluluğa giden yol size özgü bir durumdur
 
Katılım
14 Haz 2020
Mesajlar
66
Tepkime puanı
40
Mutlu olmak isteyene sebep çoktur. Mutsuz olmak isteyen de en ufak şeyi bahane eder. Bu kavramlar aslında kişilerin iç dünyasıyla ilişkilidir. Evet; sağlık, ekonomik durum, aile, çevre gibi pek çok faktör mutluluğu etkiler fakat bir insan yaşama sevincine sahipse her türlü olumsuzluğa rağmen gülümsemesini bilir, kendine mutlu olacak bir şeyler bulur. Hiçbir şey yoksa bile; aldığı nefes vardır. Çalışan organları, düşünen bir beyni vardır. Aklı, zekâsı, duyguları, umutları ve hayalleri vardır. İnsanların mutluluğu uzaklarda aramak yerine kendini dinlemesi, pencereyi açıp etrafa bakması bile yeterlidir. Önünde altın küpü olduğu halde maden bulmak için toprağı kazmakla uğraşana ne denir?
 


Üst