Ölüm Ahiret Kıyamet


Katılım
15 Haz 2020
Mesajlar
16
Tepkime puanı
2
Okumayı seviyorum. Bu platformda yazılan yazılar çok güzel ve bazıları sıradışı normalin üzerinde kaliteye sahip.. Okudukça öğreniyor insan. Açılan konuları okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Teşekkür ederim
 
Katılım
11 Haz 2020
Mesajlar
69
Tepkime puanı
81
İnsanların çoğu ölümden bahsetmeyi sevmez, yanında biri ölümden konuşsa hemen oradan uzaklaşmak ister veya konuyu değiştirmeye çalışır. Oysa ölüm, herkesin başına gelecek bir hakikattir. Kimsenin ondan kurtuluşu yoktur. İnsanın bu gerçeği görmezden gelmesi onu değiştirmez. Kimse ne zaman, nerede ve nasıl öleceğini bilmediğine göre ölüme daima hazırlıklı olmakla mükelleftir. Ölüm ve ölümden sonraki halleri detaylı bir şekilde anlatan Kıyamet ve Âhiret isimli bir kitap vardır. İmam-ı Gazali hazretlerinin eserinden tercüme edilmiş bu kitabı herkese tavsiye ederim. İnsanın daima hüsn-ü hâtime (imanla ölmek) için dua etmesi gerekir. Önemli olan son nefestir.
 
Katılım
11 Eki 2020
Mesajlar
7
Tepkime puanı
0



3 Bölümden Oluşan Yazı Dizisi

Bölüm 1 - Ölüm
Bölüm 2 - Ahiret
Bölüm 3 - Kıyamet


Bismillahirrahmanirrahim

Dikkat edin! Can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman çare bulan yokmudur denir.
Ölecek olan artık ayrılık vaktinin geldiğini anlar bacakta birbirine dolandımı o gün sevk; Yalnız Rabbinin huzurunadır.


Başlıyoruz
Ölüm soğuk bir kelime , bir ömrün tükenişi , dönüşü olmayan eşik, sıfır noktası , dünyaya son bir bakış , ilişik kesme anı, fanilikten ebediliğie göçüş, ödünç alınan nimetin sahibine teslimi,
Eskilerin tabiri ile sırası gelenin gittiği bilinmezler diyarının eşiği.
Ne güzel demiş yunus ; İş bu söze hak tanıktır bu can gövdeye konuktur bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi.
Her şey ama her şey son bulur ; Her şey doğup gelişip ölüyor, sanki görünmez bir el fişi çekiyorda , hayat böylece duruyor.
Öyle yaşıyoruzki ömrümüzü, öyle harcıyoruzki, mutlaka uyanacakmışız gibi yatıyor, hiç ölmeyecekmiş gibi büyük bir hırsla güne başlıyoruz.
Gelecek ümidi ile bu günü yaşıyor ; Bir gün diye diye yılları ayları günleri nihayet koskoca bir ömrü geride bırakıyoruz..
Kimimiz erişemiyeceğini bile bile, hayellerinin rüyalarının peşinde hayat boyu sürüklenirken, kimimiz vur patlasın çal oynasın nidalarıyla hayatı peşinden sürüklüyor.
Kimimizde öyle bir hırsla sarılıyoruz ki hayata sanki dünyayı avucumuzun içine alıp suyunu çıkarıcakmışız gibi. Mal, mevki, şan, şöhret derken deli rüzgarlar gibi savrulup gidiyoruz.
Ne Gariptirki insanın yaşı ilerledikçe zaman daha bir süratli akıyor. Dünyalığını çoğalttıkça , zamanı azalıyor.
Peşinde koştuğu uğruna ömrünü adadığı değerlerin, esas değerini anladığında geri sayım başlıyor, çarklar tersine dönmeye, kalan bir avuç ömrü hızla övütmeye başlıyor.

Netice ; Bütün Yollar Ölüme çıkıyor, Ve gerçek insan ölümü unutsa da ! Ölüm insanı unutmuyor.
Allah razı olsun bu bilgiler için
 
Katılım
11 Eki 2020
Mesajlar
7
Tepkime puanı
0
Var olmanın kulluğun abitliğin rehberi din ve peygamberler. İşte dinin ve peygamberlerin gerekliliği büyükten küçüğe çiçekten böceğe yaratılan bunca şeyin ve hele hele insanın yaratılmasının yegane gayesinin insanoğlunun imtihanı olduğu noktasından meseleye bakıldığında burada dinin ve peygamberlerin ne derece önemli bir yer tuttuğu apaçık ortadır.

Yüce Allah kendini görmeksizin kimin daha güzel amelde bulunacağını sınamak için yarattı bunca şeyi. İmtihan için !
İnsanoğlunun ömür dediğimiz serüven içerisinde karşı karşıya bulunduğu en önemli olaydır ahiret imtihanı. İnsanın dünyaya getiriliş sebebidir insan sadece bunun için yaratılmıştır.

Neden Allahı görmeksizin bir imtihan ? Çünkü eğer yüce Allah kendini insanlara gösterseydi insanların hepsi hemen secdeye gelir bir tek ümmet olurlardı ve o zamanda insanoğlunun imtihanına gerek olmazdı. İnsanın dünyanın kainatın yaratılmasına da gerek kalmazdı.

İmtihan sorularının cevaplarını imtihana girmeden evvel öğrencilere veripte ondan sonra imtihan yapan bir öğretmenin yaptığına imtihan denebilirmi .
Bu takdirde ne gerek var böylesi imtihana, çalışan çalışmayan herkese bir mezuniyet diploması verilecekse ! mezun edene kadar binlerce insanı kıran kırana imtihandan geçirmeye ne hacet var.

İmtihan yüce Allahın öğretileri içerisinde eski çağlardan günümüze kadar insanoğlunun keşf edipte vaz geçemediği en işe yarayan ayraç. İyinin, kötünün, daha iyinin, en iyinin belli olduğu eşik. Herkesin bütün hünerini ortaya koyduğu çalışmanın azmin sebatın gayretin semeresini verdiği er meydanı.
İmtihan en güzel kıstas çalışan ile çalışmayanı gayretli ile gayretsizi iyi ile kötüyü ayırt etmek içindir. Çalışmanın sabretmenin gayretin mihenk taşı vaz geçilmez bir gereklilik imtihan.
Allah razı olsun bu aydınlatıcı bilgiler için
 
Katılım
11 Eki 2020
Mesajlar
7
Tepkime puanı
0
Bundan çok uzun zaman önce insan henüz yeryüzünde ikamete başlamamışken arş-ı alada yaradan tarafından insan ve onun zürriyetinden çok önemli bir ahit alınmıştı. Bu ahitleşmeyle insanoğlu hayata gelme karşılığında üzerine binecek olan sorumluluğunun bir nevi kabul mukavelesini yapmış oluyordu.

Halk arasında Kalu bela diye bilinen bu ahitleşme nasıl yapılmıştı ? Zaman mekan şartlar şekil neydi bunu hatırlayamıyoruz ancak bildiğimiz kadarı ile her ahitleşme gibi bu ahitleşmeninde bağlayıcı bir niteliği olduğu kesin. Bu sebeple bu ahitleşmenin bedenimizin ruhumuzun kalbimizin bir köşesinde saklı kalan ve hayat seyrimize etki eden bir yanı olduğu muhakkak.

Yüce rabbimiz bu konuda Araf suresi 172 ve 173.cü ayetlerinde şöyle buyuruyor
Bismillahirrahmanirrahim
Rabbin adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahitler kılmıştı ve onlara ben sizin Rabbiniz değilmiyim demişti onlarda evet Rabbimizsin şahit olduk demişlerdi.
Bu kıyamet günü bundan habersizdik dememeniz için veya atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı biz ise onlardan sonra gelme bir nesiliz işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mı edeceksin dememeniz içindir
Sadakallahülazim
Allah razı olsun bu aydınlatıcı bilgiler için
 


Üst