Peygamber sevgisi

Zeynep

Member
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
20
Peygamber sevgisi

İmanın şartlarından birisi de peygamberlere inanmaktır. Elbette peygamber efendimizin Allah’ın kulu ve resulü olduğuna inanıyoruz ve onu çok seviyoruz. Bir kimse gerçek anlamda peygamberimizi sevmeden ve ona iman etmeden Müslüman olamaz. Ne kadar çok şanslıyız ki ona ümmet olmuşuz. Cenabı hak âlemi ervahta bütün peygamberlerin ruhlarını topluyor ve onlara ben sizi vakti geldiğinde dünyaya peygamber olarak göndereceğim fakat bir şartım var. Ahir zamanda gelecek olan resulümü ümmetlerinize anlatacaksınız. Bütün peygamberler kabulümüzdür Ya Rab diye kabul ediyorlar ve ümmetlerine öyle anlatıyorlar ki bütün herkes ona ümmet olmak istiyor.
Peygamber efendimizden önce yaşayan nice kimseler ona ümmet olmak için ahir ömürlerine kadar onun gelmesini dört gözle beklemişler onun zamanına ulaşamayacaklarını anlayınca alemlerin efendisine mektuplar yazmışlar. Bu mektupları ahir zaman nebisine ulaştırmak maksadı ile evlatlarına vermişler. Eğer sizde o nebinin zamanına yetişemezseniz evlatlarınıza onlarda kendi evlatlarına versinler bu şekilde mektup o nebiye ulaşsın diye vasiyet etmişler. O mektuplar peygamber efendimize ulaşıyor peygamber efendimiz de onları ümmetliğe kabul ediyor. Hatta peygamberler bile peygamber efendimize ümmet olmak istemişlerdir. Fakat biz onun ümmeti olduğumuz halde elimizdeki nimetin kıymetini bilmezsek onu iyi tanımazsak çocuklarımıza onu anlatmazsak yarın ahrette elimizde pişmanlıktan başka bir şey olmayacaktır.

Peygamber sevgisi olmadan Allah’a ulaşılmaz. Bizim peygamberimiz Muhammed Mustafa sav. Efendimiz bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiş ve bütün mahlûkat onun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır. Bütün insanlardan ve cinlerden üstündür. Peygamber efendimizden evvel gelen peygamberlerin kimisi bir şehir veya bir köy halkına gönderilmiştir. Fakat bizim peygamberimiz bütün insanlığa, bütün mahlûkata yani on sekiz bin âleme gönderilmiştir. Onun tasarrufu kıyamete kadar devam edecektir. Hakkaniyet ve hükümdarlık sadece peygamber efendimize aittir. Peygamber efendimiz Hz. Allah’ın hakkında ‘sen olmasaydın bütün mahlûkatı yaratmazdım’ buyurduğu müstesna bir peygamber müstesna bir nebidir.

Cenabı Hak Adem aleyhisselamı yaratmadan evvel peygamber efendimizin nurunu ve ruhunu yaratmıştır. Onun için ilk yaratılan peygamber efendimizin nuru ve ruhudur. Aynı zamanda o son peygamberdir ondan sonra peygamber gelmeyecektir.
İşte bu kadar güzel hususiyetleri olan bir peygambere ümmet olmuşuz. Biz onun yüceliğini üstünlüğünü anlatmaktan aciziz. Daha lisanımıza dökemediğimiz birçok güzellikleri bulunan sevgili peygamberimize ümmet olmakla ne kadar çok şanslı olduğumuzun farkında olmalıyız ve peygamber sevgisi her daim kalbimizde olmalıdır.
Nasıl diğer ümmetler alemlerin efendisi olan peygamber efendimizi güzel tanımışlar ve onu evlatlarına anlatmışlar ise biz de onun ümmeti olarak onun iyi tanımalıyız ve onu çocuklarımıza anlatarak çocuklarımızın kalbine peygamber sevgisini nakşetmeliyiz.
Peygamber efendimizi seviyoruz dedik. Peki, ona olan sevgimizi nasıl göstermeliyiz. Tabii ki de Onun yolundan giderek ve onun sünnetlerine uyarak. Ancak bu şekilde ona hakiki manada ümmet olabiliriz.


 

ikra

Well-known member
Yönetici
Katılım
12 Eyl 2019
Mesajlar
88
Allah Sevgisinin belirtileri
İmanın altı şartını kalbi ile tasdik edip dili ile ikrara eden herkese Müslüman denir. Müslüman olmak bizi ebedi olan cehennem azabından korur bunda şüphe yoktur. Ancak Allah katında derece sahibi bir Müslüman olmak, cennette derecenin yüksek olması bir takım hususiyetlere bağlıdır ve bu hususiyetlerin başında Allah sevgisi gelmektedir.
Kalpte Allah sevgisi ilk duyulduğunda insana biraz enteresan gelmektedir ve refleks olarak insan hemen “efendim bizim kalbimizde Allah sevgisi yok mu” şeklinde tepki gelmektedir.
Biz Müslümanların her konuda örnek alacağı şahsiyetler başta peygamber efendimiz ve onun güzide ashabıdır. Şu hadise bu konuda çok ibretliktir.
Bir gün peygamberimiz Hazreti Ömer (R.A.) efendimize “en çok kimi seviyorsun?” diye sorar. Hazreti Ömer (R.A.) cevaben; “Ey Allah’ın Resulü, önce kendi nefsimi, sonra çoluk çocuğumu, annemi babamı ve ondan sonra da seni seviyorum” der. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz; “Ya Ömer! Beni kendi nefsinden, ailenden, çoluk çoğunundan ve anne babandan daha çok sevmedikçe kamil mü’min olamazsın” der. Peygameber efendimiz bu ikaz üzerine “Ya Rasulallah bundan böyle seni kendi nefsimden, ailemden, çoluk çocuğumdan, anne ve babamdan daha çok seviyorum, sonra onları seviyorum” der. Peygamber Efendimiz de “Ya Ömer şimdi Kamil mü’min oldun” buyurur.
Yukarıdaki hadise peygamber sevgisi açısından çok büyük ibretler taşımaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; peygamber efendimiz Hazreti Ömer (R.A.) efendimize kendisini herkesten çok sevmeden mü’min olamazsın demiyor, kamil mü’min olamazsın diyor. Yani Allah katında derecesi daha yüksek, ahrette mertebe bakımından daha üst makamlarda olamayacağına işaret ediyor.
Buradan anlaşılan her mü’minin kalbinde Allah sevgisi ve peygamber sevgisi elbette bulunmaktadır. Ancak bu sevginin derecesi, kişinin hayatındaki öncelik seviyesi kişinin Allah ve resulü katındaki derecesine göre değişmektedir. Yani Allah ve Rasulünü daha çok seven onlara daha yakındır. Onlara daha yakın olan ise derece bakımından diğer Müslümanlardan daha önde ve üstündür. Bu anlamda eğer bir mü’min Allah ve Resulü katında daha fazla değer görmek ve daha yüksek dereceler elde etmek istiyorsa kalbinde Allah ve peygamber sevgisinin daha dazla artması için çalışmalıdır. Bu sebeple yapılacak iş Allah sevgisi ve Peygamber sevgisini artıran amellerle meşgul olmaktı.

Kalpte peygamber sevgisi nasıl oluşur?
Kalpte peygamber sevgisinin oluşması için peygamber efendimizden çok bahsetmek, onun Allah katındaki değerini öğrenip anlamaya çalışmak ve Allah için yaptığı gayretleri öğrenmek gerekmektedir. Çünkü sevgi ilimle artan bir husustur. İnsan bilmediğini sevemez ve tanıdıkça sevgisi artar. Bu husus dini konularda da böyledir. Örneğin Musa (A.S)’ı seversiniz ancak onun Allah için verdiği mücadeleyi öğrendikçe daha çok seversiniz. Ancak İşmoil (A.S.)’da Allah’ın peygamberidir ve onu sadece Allah’ın peygamberi olduğu için seversiniz. Ancak hayatı hakkında bir bilgiye sahip olmadığınız için bu peygambere olan sevginiz burada kalır daha fazla artmaz.

Kişi sevdiğini tanıdıkça sever, bu nedenle peygamber efendimizi daha çok tanımak, hayatını daha geniş anlatan eserlerden hayatını öğrenmek, onun söylediği hadis-i şerifleri okumak ve Allah’ı nasıl anlattığını görmek, Allah’ı böylesine anlatan bir zatı yani peygamberimizi insan daha çok sever.
Peygamber sevgisinin kalbe yerleşmesinin bir yolu da onun sünnetlerini yerine getirmektir. Bir Müslüman Allah katında en değerli ve sevgili zatın peygamber efendimiz olduğunu bildiğinde onun Allah’ın sevgisini kazanmasına sebep olan amelleri yani sünnetlerini bilmek ve onun sünnetlerine yapışmak sarılmak ister. Çünkü bu sünnetler sebebi ile kişi peygamberimize daha çok yaklaşır, ona yaklaştıkça kalbi onunla beraber olur.
Kişi dünyada peygamberimize ne kadar yakın olursa yarın cennete de ona o kadar yakın olacaktır. Bu nedenle onun gibi olmaya başlar, bu duygu ve düşünceler onun kalbini ele geçirdikçe onun sevgisi de tüm kalbi ile beraber bünyesini saracaktır.
 

Zeynep

Member
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
20
Peygamber Sevgisi belirtileri

Her şeyin bir alameti ve işareti vardır. Atalar boşuna dememiştir, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye. Her şeyin alameti ve belirtisi olduğu gibi kalpte de her neye karşı sevgi varsa bununda alametleri ve belirtileri olur.
Örneğin bir kişi birisini çok severse sürekli olarak zihnini o meşgul eder, onun sevdiklerini sever sevmediklerini sevmez ve onun kalbini kazanmak için gayret eder.
Söz konusu alemlerin efendisi sevgili peygamberimiz olunca ona olan sevginin de elbette kalpte alametleri ve belirtileri vardır. Peki, Peygamber efendimize olan sevginin belirtileri nelerdir?

Öncelikle kalbi peygamberimizle meşgul olur, onu hatırından çıkarmaz ve onu sık sık düşünür ve hatırlar. İstese de onu unutamaz zaten unutmak ta istemez.
Onun yaptıklarını yapar yani sünnetlerini işler, peygamberimizin sünnetlerini öğrenir ve yapabildiği kadar o sünnetlere sarılır. Örneğin namaz kılarken peygamberimizin nasıl namaz kıldığını öğrenir, namazı sünnetlerine dikkat ederek kılar, madem ki o böyle namaz kılıyor ben de öyle kılayım der. Namaz kılarken sünnetlere dikkat ettiği gibi namazın sünnetlerini de terk etmez. Farzını kılıp bırakmaz çünkü sevgi bunu gerektirir.
Peygamberimizin sevdiğini sever sevmediğini de sevmez. Çünkü sevgi beraberinde sevgisizliği de getiri. Örneğin bir kişi birisini çok sevse ve o çok sevdiği kişi ben şu kişiyi sevmiyorum dese seven kişi de anında ona karşı soğur. Sevdiği kişi şöyle yapılmasını sevmiyorum dese seven kişi de aynı şekilde o harekete karşı soğur ve onu yapmaz.
İşte bunun gibi peygamber sevgisi de bunu gerektirir. Yani onun sevdiğini yaptığı gibi sevmediklerini de terk eder.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/peygamber-sevgisi.29/
 
Üst