Peygamberi Sevmek

Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
41
Tepkime puanı
25
Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) sevmek, O'nu hakiki bir şekilde tanımaktan geçer. Hayatını, sünnet-i seniyyesini, vazifelendirilmiş olduğu dava ve ümmeti için çektiği sıkıntıları, ahlakını, Allah katındaki şanını bilmek yani hakkıyla tanımak, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) sevmek için bir basamaktır.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
22
Tepkime puanı
10
Müslümanlar Allah’ın emri olduğu için Resulullahı çok sever. Her Müslüman'ın Resulullah efendimizi canından, malından, her şeyinden çok sevmesi gerekir. Resulullah'a itaat etmeyen Allah'a itaat etmiş sayılmaz. Müslümanlar Peygamber efendimizin güzelliğini, üstünlüklerini kendi ilim, ihlâs ve Ona duyduğu sevgi nispetinde derece derece görebilir ve anlayabilir. Resulullah'ı sevenler Eshab-ı Kirâm'ı ve diğer evliyâları da çok sever. Resulullah'ın Eshâbından birine bile düşman olan Peygamber Efendimizi hakiki anlamda sevmiyor demektir. Resulullah'ı sevenler onun sünnet-i seniyyesine sımsıkı sarılmalı, her işinde Resulullah'ın bildirdiklerine riayet etmelidir. Çok salevat getirmeli, onun hayatını (siyer-i nebî) okuyarak iyice öğrenmelidir.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
45
Tepkime puanı
14
Hz. Aişe (r.a.) rivayet eder: Bir adam Peygamber Efendimiz’e gelip derdini şu şekilde ifade etmiş: “Ya Resulallah, seni kendimden, ailemden, malımdan ve oğlumdan da daha çok severim! Ben evde otururken seni düşünür ve yanına gelip seni görene kadar sabırsızlanırım. Ölümlerimizi düşündüğümde senin cennette Peygamberlerin makamlarına yükseltileceğin aklıma gelir. Ben cennete girsem bile seni orada göremeyeceğimden korkarım.” Peygamberimiz ise Cebrail (a.s.) şu âyet-i kerîmeyi indirene kadar cevap vermemiştir: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.” Resul-i Ekrem bu ayeti okuduğunda adam kendini sevinçten tutamamıştır.
 
Katılım
12 Haz 2020
Mesajlar
48
Tepkime puanı
21
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.”
 


Üst