Mutlu Evlilik Mümkün mü?

Mutlu Evlilik Mümkün mü?

Mutlu evlilik yapmak herkesin istediği bir durumdur fakat çok az kişinin bunu yaşadığı bilinen bir gerçektir. Birçok etken kötü sonlara neden olabilir.

Birbirini Tanımadan Evlenme

Birbirini tanımayan kişilerin evlenmesi ne yazık ki evliliğin mutsuz olmasında en önemli nedenlerden biridir. Çünkü kısa süre içinde alınan kararlar, beklenmedik ve istenmeyen kişilik özelliklerine bağlı şekilde hayal kırıklığı oluşturabilir. Aynı ev içerisinde yaşayan ve birbirini daha önce hiç böyle görmemiş olan çiftler, o dakikadan itibaren çözülmeyen sorunları da ardı ardına yaşayabilir.

Bir kişinin diğer kişiyi özel ilişki anlamında tanıması, hayatıyla beraber bütün olarak tanımak olmalıdır. Yani en özel alanındaki hal ve tavırları yanında cinsellik esnasındaki tutumlar, sosyal alanda ve bireysel alandaki çelişkiler gibi detaylar önem kazanır.  Dışarda ve evde farklı karaktere bürünen insanların evliliğinde de tutarsızlık ve aldatmaya eğilim artabilir.

Evliliklerde Mutluluğun Sırrı

İki kişinin birbirini tanıması için geçen zamanın bir ortalaması olmasa da birkaç ayda veya bir iki senede genelde yüzeysel tanıma gerçekleşir.  Uzun süre birlikte olan kişilerde bile aynı ev içerisinde yaşandığı zaman farklı durumlar olabilir. Bu nedenle evlenmeden önce yapılması gereken önemli bir şey, aynı yaşam alanındaki tavırları keşfetmektir.  Bu durum çoğu kişi tarafından hemen cinselliğe çekilerek namus meselesi haline getirilebilmektedir. Fakat gerçek anlamda evlenmek isteyen çiftlerin mutlaka huylarını bilmesi önem kazanır. Aksi halde şiddete eğilim, cinayet gibi durumlar yaşanabilir. Bu durum namustan daha da önemli bir durumdur.  Bir kişi ileride olacakları aynı ev deneyimi yaşayıp görerek kendisini engelleyebilir. Belki de çoğu kadının -erkeğin hayatı bu şekilde kurtulmuş olur.

Evlilikte İş Bölümü

Çocuk olan evlerde kadına yüklenen görev iki kat daha artmaktadır. Erkeklere bu bilinci vermeyen aileler, evlenince de sorumsuz erkeklere neden olabilir. Bilinç anlamında gelişme olsa da erkeklerde çocuğa odaklanma durumu kadınlardan daha azdır. İstisnalar olmakla beraber, aşırı yükü azaltmak için evlilikte iş bölümü yapılmalı, paylaşımla hareket edilmelidir. Sonuç olarak çocuk iki kişinin birleşmesiyle olur ve hayatın paylaşıldığı alandan iki taraf da sorumludur.

Başkalarını İlişkiye Karıştırmamak

Kadın ve erkeğin ailelerini kendi ilişkilerine çok fazla bulaştırmaması önemlidir. Hayati konularda fikir alıp vermek elbette önem taşır, fakat gerekli gereksiz her konuda iki tarafın ailelerinin ev içinde olması ciddi sorunları da beraberinde getirir. Öncelikle çift kendi ilişkisine sahip çıkmalı ve iletişim halinde kalarak sorunlarını birlikte çözmeyi istemelidir. Karşılıklı anlayış içerisinde iletişim kuran kişiler empati ile daha uzun süre evlilik yürütebilir.

Arkadaş çevresindeki kişilerin ilişkiye girmesi de benzer bir soruna neden olabilir. Çünkü olayların iç yüzünü tam bilmeyen arkadaşlar, ilişki hakkında yaptıkları yorum nedeniyle ortalığı karıştırabilmektedir. Bu durumu engellemek için, sorunları önce çiftlerin kendisi çözmeye çalışmalı ve güven problemleri yok edilmelidir.

Evlilikte Para Sorunu

Evlilikte geçim sıkıntısını çözmek için öncelikle çocuk konusu ele alınmalıdır. Yani planlanmayan çocuk yapımı, birçok maddi sorun anlamına gelebilir. Beklenmedik zamanda ortaya çıkan gebelikler ve dünyaya gelen çocuk, maddi ve manevi yük getirmekte, hazır olmayan aileyi sorun içerisine çekebilmektedir. Zorlu şartlarda yaşayan ve bir de çocuk olması üzerine daha da baskısı artan ebeveynler evliliklerini sürdürmekte zorlanabilmektedir.

Bir nedenle çocuk olduysa ve önüne geçilemediyse, maddi çözüm için alternatifler oturulup görüşülmeli ve tasarruf planı oluşturulmalıdır. Gelirin gidere göre artması için belirli bir süre sabredilmesi gerektiği konusunda çiftler birbiriyle görüşebilir. Çocuk yapmak gelişigüzel bir işlem olmamalı ve mutlaka geleceğe yönelik önlemler de alınarak hazırlanılmalıdır.

Yorum yapın