Peygamber Sevgisi

Peygamber sevgisi

İmanın şartlarından birisi de peygamberlere inanmaktır. Elbette peygamber efendimizin Allah’ın kulu ve resulü olduğuna inanıyoruz ve onu çok seviyoruz. Bir kimse gerçek anlamda peygamberimizi sevmeden ve ona iman etmeden Müslüman olamaz. Ne kadar çok şanslıyız ki ona ümmet olmuşuz. Cenabı hak âlemi ervahta bütün peygamberlerin ruhlarını topluyor ve onlara ben sizi vakti geldiğinde dünyaya peygamber olarak göndereceğim fakat bir şartım var. Ahir zamanda gelecek olan resulümü ümmetlerinize anlatacaksınız. Bütün peygamberler kabulümüzdür Ya Rab diye kabul ediyorlar ve ümmetlerine öyle anlatıyorlar ki bütün herkes ona ümmet olmak istiyor.

Peygamber efendimizden önce yaşayan nice kimseler ona ümmet olmak için ahir ömürlerine kadar onun gelmesini dört gözle beklemişler onun zamanına ulaşamayacaklarını anlayınca alemlerin efendisine mektuplar yazmışlar. Bu mektupları ahir zaman nebisine ulaştırmak maksadı ile evlatlarına vermişler. Eğer sizde o nebinin zamanına yetişemezseniz evlatlarınıza onlarda kendi evlatlarına versinler bu şekilde mektup o nebiye ulaşsın diye vasiyet etmişler. O mektuplar peygamber efendimize ulaşıyor peygamber efendimiz de onları ümmetliğe kabul ediyor. Hatta peygamberler bile peygamber efendimize ümmet olmak istemişlerdir. Fakat biz onun ümmeti olduğumuz halde elimizdeki nimetin kıymetini bilmezsek onu iyi tanımazsak çocuklarımıza onu anlatmazsak yarın ahrette elimizde pişmanlıktan başka bir şey olmayacaktır.

Peygamber sevgisi olmadan Allah’a ulaşılmaz. Bizim peygamberimiz Muhammed Mustafa sav. Efendimiz bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiş ve bütün mahlûkat onun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır. Bütün insanlardan ve cinlerden üstündür. Peygamber efendimizden evvel gelen peygamberlerin kimisi bir şehir veya bir köy halkına gönderilmiştir. Fakat bizim peygamberimiz bütün insanlığa, bütün mahlûkata yani on sekiz bin âleme gönderilmiştir. Onun tasarrufu kıyamete kadar devam edecektir. Hakkaniyet ve hükümdarlık sadece peygamber efendimize aittir. Peygamber efendimiz Hz. Allah’ın hakkında ‘sen olmasaydın bütün mahlûkatı yaratmazdım’ buyurduğu müstesna bir peygamber müstesna bir nebidir.

Cenabı Hak Adem aleyhisselamı yaratmadan evvel peygamber efendimizin nurunu ve ruhunu yaratmıştır. Onun için ilk yaratılan peygamber efendimizin nuru ve ruhudur. Aynı zamanda o son peygamberdir ondan sonra peygamber gelmeyecektir.

İşte bu kadar güzel hususiyetleri olan bir peygambere ümmet olmuşuz. Biz onun yüceliğini üstünlüğünü anlatmaktan aciziz. Daha lisanımıza dökemediğimiz birçok güzellikleri bulunan sevgili peygamberimize ümmet olmakla ne kadar çok şanslı olduğumuzun farkında olmalıyız ve peygamber sevgisi her daim kalbimizde olmalıdır.

Nasıl diğer ümmetler alemlerin efendisi olan peygamber efendimizi güzel tanımışlar ve onu evlatlarına anlatmışlar ise biz de onun ümmeti olarak onun iyi tanımalıyız ve onu çocuklarımıza anlatarak çocuklarımızın kalbine peygamber sevgisini nakşetmeliyiz.

Peygamber efendimizi seviyoruz dedik. Peki, ona olan sevgimizi nasıl göstermeliyiz. Tabii ki de Onun yolundan giderek ve onun sünnetlerine uyarak. Ancak bu şekilde ona hakiki manada ümmet olabiliriz.

Yorum yapın