Zemzem Nasıl Çıktı?

Zemzem Nasıl Çıktı?

Zemzem Nasıl Çıktı?

Mekke’de çıkan ve mübarek olan Zemzem, Hz. İbrahim zamanında çıktı. Hz. İbrahim aleyhisselam, M.Ö 2000 yılından önce Irak’ın Ur şehrinde dünyaya geldi. Peygamber olduktan sonra, halkı tek Allah’a imana davet ettiği için Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atıldı. Fakat Allah’ın (cc) emri ile ateş onu yakmadı. Nemrut ile olan mücadelede Rabbimiz İbrahim (as) zaferle mükafatlandırdı. Daha sonra amca oğlu Lut aleyhisselam ile Urfa’ya gidiyor ve buradaki halkı tek Allah’a iman etmeye davet ediyor. Urfa gezisinden sonra kuzeni Hz. Sare ile evlendi. Eşiyle Mısır’a giden Hz. İbrahim burada firavun tarafından tutsak edildi. Ancak firavun Hz. İbrahim’in peygamber olduğunu anladı ve ondan özür diledi. Mısır’da Hz. İbrahim aleyhisselam Hz. Hacer ile evlendi. Buradan Filistin’e geçti.

Hz. İbrahim ve Hz. Hacer

Hz. İbrahim ve Hz. Hacer

Hz. İbrahim aleyhisselam, Hz. Hacer ile evlendikten sonra Filistin’e yerleşti, bir müddet burada kaldı. Daha sonra Allah’ın (cc) emriyle beraberinde Hz. İsmail aleyhisselam ve onu henüz emzirmekte olan annesi olduğu halde ilerledi. Hz. İbrahim Zemzem suyunun çıkacağı yere götürdü. Hz. Hacer’in yanında bir de su tulumu vardı. Hz. İbrahim aleyhisselam, Hz. Hacer’i Beyt’in (Kabe’nin) yanında Devha denen büyük bir ağacın dibine bıraktı. Burası Mescid’in yukarı tarafında ve Zemzem’in tam üstünde bir nokta idi. O gün Mekke’de kimse yaşamıyordu ve orada hiç su da yoktu. İşte Hz. İbrahim aleyhisselam, anne ve çocuğunu buraya bıraktı, yanlarına, içerisinde hurma bulunan eski bir azık ile su bulunan bir tulum bıraktı.

Hz. İbrahim aleyhisselam bundan sonra Allah’ın (cc) emriyle arkasını dönüp Şam’a yola çıktı. Oradan uzaklaştı. Bunun üzerine İsmail’in annesi:

“Ey İbrahim, bizi burada, hiçbir insanın hiçbir yoldaşın bulunmadığı bir yerde bırakıp nereye gidiyorsun?” diye seslendi. Bu sözünü birkaç kere tekrarladı. Hz. İbrahim aleyhisselam, (emir gereği) ona dönüp bakmadı bile. Zemzem suyunun çıkacağı yerde hanımını ve çocuğunu bıraktı. Anne, tekrar (üçüncü kere) seslendi.

“Böyle yapmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Hz. İbrahim aleyhisselam bunun üzerine “Evet!” buyurdu. Hz. Hacer:

“Öyleyse (Rabbimiz koruyucumuzdur), bizi burada perişan etmez!” dedi, sonra geri döndü. Hz. İbrahim aleyhisselam da yoluna devam etti. Kendisini göremeyecekleri Seniyye (tepesine) gelince Beyt’e yöneldi, ellerini kaldırdı ve şu duaları yaptı:

“Ey Rabbimiz, ailemden bir bölümünü senin hürmetli/kıymetli Beyt’inin (Kabe’nin) yanında, ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bir bölümünü gönüllerini onlara karşı ısıt/ meylettir ve onları (ailemi) meyve ile rızıklandır ki, onlar da (verdiğin) nimetlerinin kadrini/kıymetini bilsinler, şükretsinler.”

Zemzem’in Çıkışı

Zemzem’in Çıkışı

Hz. Hacer İsmail’i emziriyor, bir yandan da su içiyordu. Kaptaki su bitince susadı, (sütü de kesildi), çocuğu da susadı (İsmail bu esnada iki yaşında idi). Hz. Hacer, (susuzluktan) kıvranıp ızdırap çeken çocuğa bakıyordu. Onu bu halde seyretmenin acısına dayanamayarak oradan kalktı, kendisine en yakın bulduğu Safa tepesine gitti. Üzerine çıktı, birilerini görebilir miyim diye (o gün derin olan) vadiye yönelip etrafa baktı, ama kimseyi göremedi. Safa’dan indi, vadiye ulaştı, entarisinin eteğini topladı. Ciddi bir işi olan bir insanın koşusuyla koşmaya başladı. Vadiyi geçti. Merve tepesine geldi, üzerine çıktı, oradan etrafa baktı, birilerini görmeye çalıştı. Ama kimseyi göremedi. Bu gidiş ve gelişi yedi kere yaptı, işte (hacc esnasında) iki tepe arasında hacıların koşar adımlarla yürümesi buradan gelir.

Anne, (bu sefer) Merve’ye yaklaşınca bir ses işitti. Kendi kendine: “Sus” dedi ve sese kulağını verdi. O sesi yine işitti. Bunun üzerine:

“(Ey Ses sahibi) Sen sesini işittirdin, bir yardımın varsa (gecikme)” dedi. Derken Zemzem suyunun yanında bir melek (tecelli etti). Bu Cebrail’di. Cebrail kadına seslendi:

– Sen kimsin ?

Hz. Hacer:

– Ben Hacer’im, İbrahim’in oğlunun annesiyim.

Cebrail (as):

– İbrahim sizi kime emanet etti ?

Hz. Hacer:

– AlIah-u Teâla’ya.

Cebrail (as):

– Her ihtiyacınızı görecek Zat-ı Zülcelal’e emanet etmiş.

Cebrail aleyhisselam ayağının topuğu ile veya kanadının ucuyla yeri eşeliyordu. Nihayet su çıkmaya başladı (Zemzem suyu çıkmaya başladı). Hacer (boşa akmaması için) suyu eliyle boşaltıyordu. Bir taraftan da sudan kabına doldurdu. Su ise, Hacer aldıkça kaynıyordu. Hz. Hacer sudan içti ve çocuğu Hz. İsmail’e içirdi.

Çıkan bu su günümüze kadar gelen zemzem suyudur. Zemzem suyu daha sonra Cürhümlüler Mekke’yi terk ederken kapatıldı. Cürhümlüler hazinelerini de zemzeme sakladı. Daha sonra Peygamberimiz’in dedesi Abdülmüttalip rüyasında Zemzem’i kazdığını gördü. Rüyasını uygulayarak Zemzem suyunun bulunduğu yeri kazdı ve su yeniden çıktı. O gün bu gündür Zemzem hala Kabe’de akmaya devam ediyor. Zemzem suyu diğer sulara benzemez. Tokluk hissi verir. Zemzem suyu bağırsaklara inmez ve vücuttan ter yolu ile çıkar. Zemzem’e eş değer Dünya’da başka bir su çeşidi yoktur. Peygamberimiz (sav) “ Zemzem’i şifa niyetine içen şifa bulur” buyurmaktadır.

“Zemzem Nasıl Çıktı?” üzerine bir yorum

  1. Yemek yemeye çok düşkün olan bir kişi doyana kadar Zemzem içip ardından samimiyetle ‘yâ Zemzeme zemmî’ derse bu problemden kurtulur demişlerdir.
    Zemzem içerken kıyâmette susuzluktan kurtulmaya da niyet etmelidir.
    Zemzem içmekle ilgili sünnetler vardır. Bunlara uygun hareket etmelidir. Zemzem suyunun yalnız içilmesi, yemeklerde bile kullanılmaması gerektiği bildirilmiştir.
    Zemzem azaldığı zaman içerisine su ilâve edenler vardır. Fakat böyle yapınca o şeyin adı ‘sulu Zemzem’ olmaktadır. Su koymadan içilmelidir.
    Zemzem suyunun başka isimleri de vardır: Sakıyyullah-ı İsmail, Nâfia, Büşrâ, Safiyye, Muazzibe, Tâhire, Mermiye, Sâlime, Meymûne, Kâfiye, Âfiye, Şerâbü’l-Ebrâr.
    Yeryüzündeki suların en üstünü ve en latîfi Zemzem suyudur.
    Şifâ niyetiyle içildiği takdirde şifâ olan bu mübârek su, harâretten kurtulmak amacıyla içilirse harâreti yok eder. Muhafaza olmak amacıyla içen de hıfzolunur demişlerdir. Ancak bunların ‘bakalım olacak mı?’ düşüncesiyle değil, ihlâslı bir şekilde yapılması gerekir. Yoksa ‘acaba tutacak mı tutmayacak mı?’ diye imtihan gâyesiyle yapılırsa kişi kötü niyetinin karşılığını alır ve Zemzem suyunun faydalarından mahrum kalır.
    Zemzem içmeden evvel Besmele çekilir ve 3 yudumda içilir. Zemzem içerken oturulmaz. (Normalde su oturarak içilir, Zemzem bundan müstesnâdır.)
    Zemzem besinlerin hazmedilmesini kolaylaştırır, aç karna içilirse bağırsakları temizler. Bunlar mücerrebdir. (Tecrübe edilmiştir.)
    Mir’ât-ı Mekke adlı kitapta, Zemzem’in Kevser’den fazîletli odluğu yazılıdır.
    Zemzem ibâdetlere sevk eder, kalp gözünün anlayışını, nûrunu, iz’ân ve ilmi artırarak kalbi (mânevî anlamda) yumuşatır.

Yorum yapın